A A A A A

Hayat: [Servet]

1 Timoteos 6:17-19
[17] Şimdiki dünyada zengin olanlara yüksek fikirli olmamağı, ve zenginliğin kararsızlığına değil, fakat zevk için bize her şeyi zengince ihsan eden Allaha ümit bağlamağı,[18] gerçekten olan hayatı tutsunlar diye, gelecek vakit için kendilerine iyi temel hazırlıyarak iyilik işlemeği,[19] iyi işlerde zengin olmağı, dağıtmağa hazır ve cömert olmağı tenbih et.

Luka 19:1-10
[1] VE İsa Erihaya girip geçiyordu.[2] Ve işte, Zakkay adlı bir adam vardı, vergi başmültezimi idi, ve zengindi.[3] İsanın kim olduğunu görmeğe çalışıyordu; ve kalabalık yüzünden göremedi, çünkü boyu kısa idi.[4] Onu görmek için önden koşarak, bir yabani incir ağacına çıktı; çünkü İsa o yoldan geçecekti.[5] Ve İsa o yere gelince yukarı bakıp ona dedi: Zakkay, acele et, aşağı in; çünkü bugün senin evinde kalmam gerek.[6] O acele etti, aşağı indi, ve İsayı sevinçle evine aldı.[7] Bunu gördükleri zaman: Bir günahkâr adamın yanına konuk oldu, diyerek hepsi mırıldanıyorlardı.[8] Fakat Zakkay durup Rabbe dedi: İşte, ya Rab, malımın yarısını fakirlere veriyorum; ve eğer ben kimseden tehdit ile bir şey aldımsa, dört katını geri veririm.[9] İsa ona dedi: Bugün bu eve kurtuluş erdi, çünkü bu da bir İbrahim oğludur.[10] Çünkü İnsanoğlu kaybolmuş olanı aramağa ve kurtarmağa geldi.

Markos 4:19
ve dünyanın kaygıları, zenginliğin aldatıcılığı, başka şeylerin hevesleri araya girip sözü boğarlar; ve o semeresiz olur.

Luka 18:18-30
[18] Ve bir reis ona: İyi Muallim, ebedî hayatı miras almak için ne yapayım? diye sordu.[19] Ve İsa ona dedi: Niçin bana iyi diyorsun? Birden başka, kimse iyi değildir, o da Allahtır.[20] Sen emirleri bilirsin: “Zina etmiyesin; Katletmiyesin; Çalmıyasın; Yalan şehadet etmiyesin; Babana ve anana hürmet et.”[21] Ve o dedi: Çocukluğumdan beri bütün bu şeyleri tuttum.[22] Ve İsa bunu işitince, ona dedi: Daha bir eksiğin var; nen varsa sat, fakirlere dağıt, göklerde hazinen olacaktır; ve gel benim ardımca yürü.[23] Fakat o, bu şeyleri işitince, çok kederlendi, zira çok zengindi.[24] Ve İsa onu görerek dedi: Serveti olanlar Allahın melekûtuna ne kadar güçlükle girerler![25] Çünkü devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Allahın melekûtuna girmesinden daha kolaydır.[26] Ve bunu işitenler: Öyle ise, kim kurtulabilir? dediler.[27] Fakat İsa dedi: İnsanlar indinde mümkün olmıyan şeyler Allah indinde mümkündür.[28] Ve Petrus dedi: İşte, kendimizinkileri bıraktık, ve senin ardınca geldik.[29] Ve İsa onlara dedi: Doğrusu size derim: Allahın melekûtu uğruna, ev, ya karı, ya kardeşler, ya ana baba, ya çocuklar bırakmış olan,[30] bu zamanda kat kat ziyade, ve gelecek dünyada ebedî hayat almıyacak olan kimse yoktur.

Vahiy 3:17
Mademki: Zenginim, ve zenginleştim, ve ihtiyacım yoktur, diyorsun, ve zavallı ve acınacak halde ve fakir ve kör ve çıplak olduğunu bilmiyorsun;

Luka 16:1-3
[1] İSA şakirtlerine dahi dedi: Zengin bir adamın bir kâhyası vardı; ve efendisine malını israf ediyor diye onun için şikâyet ettiler.[2] Ve o, kâhyayı çağırıp kendisine dedi: Senin hakkında bu işittiğim nedir? Kâhyalığının hesabını ver; çünkü artık sen kâhyalık edemezsin.[3] Ve kâhya içinden dedi: Efendim kâhyalığı benden alıyor; ne yapayım? Toprak kazmağa gücüm yetmez; dilenmekten utanırım.

Markos 12:43-44
[43] İsa şakirtlerini yanına çağırıp onlara dedi: Doğrusu size derim: Bu fakir dul kadın hazineye atanların hepsinden çok attı;[44] çünkü onların hepsi kendilerine artakalandan attılar; fakat bu kadın eksik olanından bütün varını, hep nafakasını attı.

Luka 19:1-27
[1] VE İsa Erihaya girip geçiyordu.[2] Ve işte, Zakkay adlı bir adam vardı, vergi başmültezimi idi, ve zengindi.[3] İsanın kim olduğunu görmeğe çalışıyordu; ve kalabalık yüzünden göremedi, çünkü boyu kısa idi.[4] Onu görmek için önden koşarak, bir yabani incir ağacına çıktı; çünkü İsa o yoldan geçecekti.[5] Ve İsa o yere gelince yukarı bakıp ona dedi: Zakkay, acele et, aşağı in; çünkü bugün senin evinde kalmam gerek.[6] O acele etti, aşağı indi, ve İsayı sevinçle evine aldı.[7] Bunu gördükleri zaman: Bir günahkâr adamın yanına konuk oldu, diyerek hepsi mırıldanıyorlardı.[8] Fakat Zakkay durup Rabbe dedi: İşte, ya Rab, malımın yarısını fakirlere veriyorum; ve eğer ben kimseden tehdit ile bir şey aldımsa, dört katını geri veririm.[9] İsa ona dedi: Bugün bu eve kurtuluş erdi, çünkü bu da bir İbrahim oğludur.[10] Çünkü İnsanoğlu kaybolmuş olanı aramağa ve kurtarmağa geldi.[11] Onlar bu şeyleri dinlerken, İsa bir mesel daha söyledi, zira Yeruşalime yakındı, ve Allahın melekûtu hemen görünecek sanıyorlardı.[12] Bundan dolayı İsa dedi: Asilzade bir adam kendisine bir kırallık alıp dönmek üzre uzak bir memlekete gitti.[13] Hizmetçilerinden on kişi çağırdı, ve onlara on mına verip dedi: Ben gelinciye kadar bununla ticaret edin.[14] Fakat onun hemşerileri kendisinden nefret ederlerdi: Bu adamın üzerimize kıral olmasını istemeyiz, diye arkasından elçiler gönderdiler.[15] Ve vaki oldu ki, kırallığı alıp geri gelince, kendilerine para vermiş olduğu hizmetçilerinin ne kazanç yaptıklarını anlasın diye onların kendi yanına çağırılmasını emretti.[16] Birincisi: Efendi, senin mınan on mına daha kazandı, diyerek onun karşısına geldi.[17] Ve hizmetçiye dedi: Aferin, iyi hizmetçi! en azda sadık olduğun için, on şehir üzerine hâkim ol.[18] Ve ikincisi: Efendi, senin mınan beş mına kazandı, diyerek geldi.[19] Ve buna da: Sen de beş şehir üzerine ol, dedi.[20] Bir başkası: Efendi, işte senin mınan, onu bir çevreye sarıp sakladım, diyerek geldi.[21] Zira senden korktum, çünkü sen sert adamsın; komadığını alır, ekmediğini biçersin.[22] Efendi ona dedi: Ey kötü hizmetçi, kendi ağzından sana hükmedeceğim. Benim sert adam olduğumu, komadığım şeyi aldığımı, ekmediğim şeyi biçtiğimi biliyordun;[23] öyle ise, paramı niçin bankaya vermedin? geldiğim zaman onu faizile isterdim.[24] Ve orada bulunanlara dedi: Ondan mınayı alın, ve on mınası olana verin.[25] Ve onlar kendisine dediler: Efendi, onun on mınası var.[26] Ben size diyorum ki, kimin var ise, ona verilecektir; ve kendisinde olmıyandan, elindeki de alınacaktır.[27] Lâkin üzerlerine kıral olmamı istemiyen o düşmanlarımı buraya getirin, ve önümde öldürün.

Luka 18:22-23
[22] Ve İsa bunu işitince, ona dedi: Daha bir eksiğin var; nen varsa sat, fakirlere dağıt, göklerde hazinen olacaktır; ve gel benim ardımca yürü.[23] Fakat o, bu şeyleri işitince, çok kederlendi, zira çok zengindi.

Markos 12:41-44
[41] İsa hazine karşısında oturup halkın hazineye nasıl para attığını gördü. Bir çok zenginler çok attılar;[42] fakir dul bir kadın gelip bir mangır eden iki pul attı.[43] İsa şakirtlerini yanına çağırıp onlara dedi: Doğrusu size derim: Bu fakir dul kadın hazineye atanların hepsinden çok attı;[44] çünkü onların hepsi kendilerine artakalandan attılar; fakat bu kadın eksik olanından bütün varını, hep nafakasını attı.

Matta 25:14-30
[14] Çünkü o, başka bir memlekete giderken hizmetçilerini çağırıp mallarını onlara teslim eden bir adam gibidir.[15] Birine beş, birine iki, birine de bir talant olarak, kabiliyetine göre her birine ayrı ayrı verdi; ve yola çıktı.[16] Beş talant alan hemen gidip onlarla ticaret etti, beş talant daha kazandı.[17] İkiyi alan da böylece iki talant daha kazandı.[18] Biri alan ise, gidip toprağı kazdı, efendisinin parasını sakladı.[19] Ve uzun bir zaman sonra, bu hizmetçilerin efendisi geldi, ve onlarla hesap gördü.[20] Beş talant alan gelip beş talant daha getirerek dedi: Efendi, bana beş talant verdin; işte, ben beş talant daha kazandım.[21] Efendisi ona dedi: Aferin, iyi ve sadık hizmetçi; sen az şeyde sadık oldun, seni çok şeyler üzerine koyacağım; efendinin şenliğine gir.[22] İki talant alan da gelip dedi: Efendi, bana iki talant verdin; işte, ben iki talant daha kazandım.[23] Efendisi ona dedi: Aferin, iyi ve sadık hizmetçi; sen az şeyde sadık oldun, seni çok şeyler üzerine koyacağım; efendinin şenliğine gir.[24] Ve bir talant almış olan da gelip dedi: Efendi, ben senin ekmediğin yerden biçer, ve saçmadığın yerden devşirir, sert bir adam olduğunu bilirdim.[25] Ve korktum, gidip toprakta senin talantını sakladım; işte, malın sende![26] Fakat efendisi cevap verip ona dedi: Kötü ve tembel hizmetçi, benim ekmediğim yerden biçtiğimi, saçmadığım yerden devşirdiğimi bilirdin.[27] Paramı bankacılara vermen gerekti; gelince malımı faizile geri alırdım.[28] Bundan dolayı, talantını ondan alıp on talantı olana verin.[29] Çünkü her kimin varsa, ona verilecektir ve ona artırılacaktır; kimin yok ise, elinde olanı bile alınacaktır.[30] Ve yaramaz hizmetçiyi dış karanlığa atın; orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.

Matta 13:22
Ve dikenler arasına ekilmiş olan da odur ki, sözü işitir; dünyanın kaygısı, ve zenginliğin aldatıcılığı sözü boğar, ve söz semeresiz olur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 13:22
İyi adam oğullarının oğullarına miras bırakır; Ve suç edenin serveti salih için alıkonur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 3:9-10
[9] Malınla, ve bütün mahsulünün turfandası ile, RABBİ taziz et;[10] Böylece ambarların bol bol dolar, Ve teknelerin yeni şarapla taşar.

Süleyman'ın Özdeyişleri 10:4
Gevşek elle işliyen, fakir olur; Fakat çalışkanların eli zengin eder.

Süleyman'ın Özdeyişleri 18:11
Zengin adamın malı kendisinin kuvvetli şehridir, Ve kendi kuruntusunda o yüksek duvar gibidir.

Hoşea 12:8
Ve dedi: Gerçek zengin oldum, kendim için mal buldum; bütün emeklerimde bana suç sayılacak fesat bulmıyacaklar.

Zekeriya 14:14
Ve Yahuda da Yeruşalimde cenk edecek; ve çepçevre bütün milletlerin serveti, altın ve gümüş ve esvap, bol bol devşirilecek.

Vaiz 5:19
Hem de Allahın kendisine zenginlik ve mal, ve ondan yemek, ve payını almak için, ve emeğile sevinmek için kendisine kuvvet verdiği her adam — bu Allahın vergisidir.

Vaiz 6:2
Bir adam ki, Allah ona zenginlik, mal ve izzet verir, ve dilediği her şeyden canı için eksik bir şey yoktur, fakat onda yemeğe Allah kuvvet vermez, ancak onu bir yabancı yer; bu boştur, ve kötü bir derttir.

Yasa'nın Tekrarı 8:18
Fakat senin atalarına and ettiği ahdini, bugün olduğu gibi, sabit kılsın diye, Allahın RABBİ hatırlıyacaksın, çünkü servet kazanmak için sana kudret veren odur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 10:22
RABBİN bereketi, zengin eden odur; Ve onunla beraber keder katmaz.

Mezmurlar 37:16-17
[16] Salihin azı, Çok kötülerin bolluğundan iyidir.[17] Çünkü kötülerin bazuları kırılacaktır; Fakat RAB salihlere destek olur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 15:16-17
[16] RAB korkusu ile olan az şey, Kaygı ile olan büyük hazineden iyidir.[17] Sevgi olan yerde sebze yemeği, Düşmanlıkla yenilen besili öküzden iyidir.

Yasa'nın Tekrarı 8:17-18
[17] ve ta ki, yüreğinde: Benim için bu serveti yapan kendi kudretim ve kuvvetli elimdir, demiyesin.[18] Fakat senin atalarına and ettiği ahdini, bugün olduğu gibi, sabit kılsın diye, Allahın RABBİ hatırlıyacaksın, çünkü servet kazanmak için sana kudret veren odur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 10:15
Zengin adamın malı kendisinin kuvvetli şehridir; Fakirlerin yoksulluğu onların helâkidir.

Mezmurlar 39:4-6
[4] Ya RAB, sonumu ve günlerimin ölçüsü nedir, bana bildir; Ben nice faniyim? bileyim.[5] İşte, günlerimi bir karış ettin; Ve ömrüm senin indinde bir hiç gibidir; Gerçek en iyi halinde herkes ancak bir soluktur. [ Sela[6] Gerçek herkes bir gölge gibi yürür; Gerçek boş yere rahatsız oluyorlar; Mal biriktirir ve onu kim toplıyacak, bilmez.

Vaiz 5:8-17
[8] Bir memlekette fakirlerin sıkıştırıldığını, ve adaletin ve doğruluğun zorlandığını görürsen, bu işe şaşma; çünkü yüksek olanın üzerinde daha yüksek olanı bakıyor; ve onların üzerinde daha yüksek olanlar var.[9] Ve toprağın verdiği faide herkes içindir; kıralın kendisine de tarla ile hizmet olunur.[10] Gümüşü seven gümüşe, ve bolluğu seven mahsule doymaz; bu da boş.[11] Mal çoğalınca onu yiyenler de çoğalır; ve gözlerile onları görmekten başka sahibi için ne faide var?[12] Az yesin yahut çok yesin, çalışan adamın uykusu tatlıdır; fakat zenginin tokluğu onu uyumağa bırakmaz.[13] Güneş altında bir kötü belâ var ki, onu gördüm: sahibi tarafından kendi zararına saklanılan servet;[14] ve bu servet işin ters dönmesile yok olur; ve eğer bir oğul babası oldu ise, onun elinde bir şey yoktur.[15] Anasının rahminden nasıl çıktı ise, geldiği gibi yine çıplak gidecek, ve elinde götürsün diye emeği için bir şey almıyacak.[16] Her halde nasıl geldi ise, öyle gidecek, bu da kötü bir belâdır; ve yel için emek çekmesinden ne kazancı oldu?[17] Hem de bütün günlerinde karanlıkta yiyor, ve çok sıkılıyor, ve hastalığı ve öfkesi var.

Mezmurlar 49:10-20
[10] Halbuki onu görecektir; hikmetli adamlar ölür; Ahmaklar ve budalalar da yok olur, Ve mallarını başkalarına bırakırlar.[11] İçlerindeki düşünce şudur; Evleri ebediyen ve meskenleri nesilden nesle kalacaktır; Topraklarını kendi adları ile çağırırlar.[12] Fakat itibarda olan insan daim değil; Helâk olan hayvanlara benzer.[13] Ahmakların yolu budur; Kendilerinden sonra gelenler ise, Onların sözlerinden zevk alırlar. [ Sela[14] Sürü gibi ölüler diyarına sürülecekler; Ölüm onları güdecektir; Ve sabah olunca doğrular onlara hâkim olacak; Onların güzelliğine mesken olmasın diye, Ölüler diyarı onu tüketecek.[15] Fakat Allah ölüler diyarı elinden Canımı kurtaracaktır; Çünkü beni kabul edecektir. [ Sela[16] Bir adam zengin olursa, Evinin izzeti artarsa, korkma.[17] Çünkü ölümünde hiç bir şeyi beraber götürmez; İzzeti onun ardınca inmez.[18] Gerçi yaşarken canını bereketlemiş ise de (Ve canını hoş tutunca, seni överler),[19] Ataları nesline gidecektir, Onlar ki, ebediyen ışık görmiyecekler.[20] İtibarda olan ve anlamıyan insan, Helâk olan hayvanlara benzer.

Mezmurlar 52:7
İşte, Allahı kendine kuvvet edinmiyen, Ve servetinin çokluğuna güvenen, Fesadında kuvvetlenen adam budur, diyecekler.

Vaiz 5:10
Gümüşü seven gümüşe, ve bolluğu seven mahsule doymaz; bu da boş.

2 Tarihler 1:11-12
[11] Ve Allah Süleymana dedi: Mademki yüreğinde bu vardı, ve sen zenginlik, mal ve şeref, ve senden nefret edenlerin canını istemedin, ne de uzun ömür istedin; ancak seni üzerine kıral ettiğim kavmıma hükmedesin diye kendin için hikmet ve bilgi istedin;[12] hikmet ve bilgi sana verildi; ve ben sana öyle zenginlik, ve mal ve şeref vereceğim ki, senden önce olan kırallarda onun benzeri yoktu; ne de senden sonra onun benzeri olacaktır.

1 Krallar 3:11-13
[11] Ve Allah ona dedi: Mademki sen bu şeyi istedin, ve kendin için çok günler istemedin, ve kendin için zenginlik istemedin, düşmanlarının canını da istemedin, ancak doğruyu ayırt etmek üzre kendin için anlayış istedin;[12] işte, senin sözüne göre yaptım; işte, sana hikmetli ve anlayışlı yürek verdim; şöyle ki, senden evel senin gibi kimse olmamıştır, ve senden sonra senin gibisi çıkmıyacaktır.[13] Ve sana dilemediğin şeyi de verdim, hem zenginlik, hem de izzet; şöyle ki bütün günlerinde kırallar arasında senin gibisi olmıyacaktır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 28:8
Faiz ve kâr ile malını artıran adam, Onu yoksullara acıyan için biriktirir.

Mezmurlar 112:1-3
[1] RABBE hamdedin. RABDEN korkana, Onun emirlerinden büyük zevk alana ne mutlu![2] Zürriyeti yeryüzünde kuvvetli olur; Doğruların nesli mubarek olur.[3] Bolluk ve zenginlik onun evindedir; Ve salâhı ebediyen durur.

Matta 6:33
Fakat önce onun melekûtunu ve salâhını arayın; ve bütün bu şeyler size artırılacaktır.

Matta 6:24
Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez; çünkü ya birinden nefret eder ve ötekini sever, yahut da birini tutar, ötekini hor görür. Siz Allaha ve mammona kulluk edemezsiniz.

Süleyman'ın Özdeyişleri 21:5
Çalışkan adamın düşünceleri ancak berekete götürür; Fakat acele eden her adam yoksulluğa koşar.

Yasa'nın Tekrarı 15:11
Çünkü memleketin içinden fakir eksik olmıyacaktır; bunun için ben: Mutlaka kendi memleketinde kardeşine, hakirine, ve fakirine elini açacaksın, diye sana emrediyorum.

1 Korintliler 16:2
Sizden her biri haftanın birinci gününde, refahı haline göre kendi yanında para alıkoyup biriktirsin, ta ki, geldiğimde o vakit toplamalar olmasın.

1 Petrus 5:2
Aranızda olan Allahın sürüsünü, mecburiyetle değil, fakat rıza ile, yakışıksız kazanç için değil, fakat istekle,

Luka 16:19-31
[19] Zengin bir adam vardı, ve o erguvanî ile ince keten giyip her gün zevk ederek yer, içerdi;[20] ve Lazar denilen bir fakir, yara ile dolu olup zengin adamın sofrasından düşen kırıntılarla doyurulmak istiyerek, onun kapısına yatırılırdı;[21] hattâ köpekler gelip onun yaralarını yalarlardı.[22] Ve vaki oldu ki, fakir öldü, ve melekler tarafından İbrahimin kucağına götürüldü; ve zengin de ölüp gömüldü.[23] Ölüler diyarında, azap içinde olarak, gözlerini kaldırdı, uzakta İbrahimi ve kucağında olan Lazarı gördü.[24] Ve feryat edip dedi: Ey İbrahim baba, bana acı, Lazarı gönder de, parmağının ucunu suya batırsın, benim dilimi serinletsin; zira ben bu alevde azap çekiyorum.[25] Fakat İbrahim dedi: Ey oğul, sen yaşarken iyi şeylerini aldığını, ve Lazarın ayni suretle kötü şeyleri aldığını an; fakat o şimdi burada teselli ediliyor, ve sen azap çekiyorsun.[26] Bunların hepsinden başka, buradan size geçmek istiyenler geçemesinler, ve oradan bize hiç kimse geçmesin diye, sizinle bizim aramıza büyük bir çukur konulmuştur.[27] Ve o dedi: Öyle ise, ey baba, sana yalvarırım, onu babamın evine gönder;[28] çünkü beş kardeşim var ki, onlar da bu azap yerine gelmesinler diye şehadet etsin.[29] Fakat İbrahim dedi: Musa ile peygamberleri var; onları dinlesinler.[30] Ve o dedi: Hayır, İbrahim baba; fakat ölülerden biri onlara giderse, tövbe ederler.[31] Ve İbrahim ona dedi: Eğer Musayı ve peygamberleri dinlemiyorlarsa, ölülerden biri kalksa bile onlar kanmaz.

1 Timoteos 6:10
Çünkü her türlü fenalığın bir kökü para sevgisidir; bazıları bunu arzu ederek imandan saptılar, ve bir çok eziyetlerle kendilerine işkence ettiler.

Luka 6:20
İsa gözlerini şakirtlerine kaldırıp dedi: Ne mutlu size, fakirler; çünkü Allahın melekûtu sizindir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 22:7
Zengin fakirlere hâkim olur; Ve ödünç alan ödünç verenin kulu olur.

Matta 6:19-21
[19] Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin ki, orada güve ve pas yiyip bozar; ve orada hırsızlar delip girerler ve çalarlar.[20] Fakat kendinize gökte hazineler biriktirin ki, orada ne güve ne de pas yiyip bozar, ve hırsızlar orada ne delerler, ne de çalarlar.[21] Çünkü hazinen nerede ise, yüreğin de orada olacaktır.

Armenian Eastern Bible 1994
© Mother See of Holy Etchmiadzin and Armenian Bible Church, 1994