A A A A A

Hayat: [Gıda]

Vaiz 9:7
Git sevinçle ekmeğini ye, ve iyi yürekle şarabını iç; çünkü Allah senin işlerinden çoktan razı olmuştur.

Yasa 16:12
İsrail oğullarının söylenmelerini işittim; onlara söyliyip de: Akşam üstü et yiyeceksiniz, ve sabahlayın ekmekle doyacaksınız; ve bileceksiniz ki, Allahınız RAB ben im.

Yaratılış 1:29
Ve Allah dedi: İşte, bütün yeryüzü üzerinde olup tohum veren her sebzeyi, ve kendisinde ağaç meyvası olup tohum veren her ağacı size verdim; size yiyecek olacaktır;

Yaratılış 9:3
Hareket eden her hayvan size yiyecek olacaktır, yeşil ot gibi, size hepsini verdim.

Yeşaya 1:19
Eğer istekli olur ve dinlerseniz, diyarın iyi şeylerini yersiniz;

Yuhanna 4:4-34
[4] Ve Samiriyeden geçmesi gerekti.[5] Böylece Yakubun, oğlu Yusufa vermiş olduğu yere yakın Samiriyenin Sihar denilen şehrine geldi.[6] Yakubun kuyusu orada idi. Ve İsa yolculuktan yorulmuş olarak kuyunun yanında böylece oturmakta idi. Saat altı sularında idi.[7] Samiriyeden bir kadın su çekmeğe geldi; İsa ona: Ver bana, içeyim, dedi.[8] Çünkü şakirtleri yiyecek satın almak için şehre gitmişlerdi.[9] Samiriyeli kadın da ona dedi: Sen Yahudi, ben de Samiriyeli bir kadınken, nasıl benden su istiyorsun? (Zira Yahudiler Samiriyelilerle iş yapmazlar.)[10] İsa cevap verip ona dedi: Eğer sen Allahın vergisini, ve: Ver bana, içeyim, diye sana söyliyenin kim olduğunu bilseydin, sen ondan isterdin, o da sana diri su verirdi.[11] Kadın ona dedi: Efendi, su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin; imdi sende nereden diri su olur?[12] Sen bu kuyuyu bize veren, ve kendisile oğulları ve davarları oradan içmiş olan babamız Yakubdan daha büyük müsün?[13] İsa cevap verip ona dedi: Bu sudan her içen yine susar;[14] fakat kendisine benim vereceğim sudan kim içerse, ebediyen susamaz, fakat ona vereceğim su kendisinde ebedî hayat için fışkıran su kaynağı olur.[15] Kadın ona dedi: Efendi, bu suyu bana ver de susamıyayım, ve su çekmek için ta buraya gelmiyeyim.[16] Kadına: Git, kocanı çağır; ve buraya gel, dedi.[17] Kadın cevap verip: Kocam yoktur, dedi; İsa ona dedi: Kocam yoktur diye iyi söyledin;[18] çünkü beş kocaya varmıştın, şimdi sendeki, kocan değildir; sen bunu doğru söyledin.[19] Kadın ona dedi: Efendi, görüyorum ki, sen peygambersin.[20] Atalarımız bu dağda tapındılar, ve siz, tapınmak gerek olan yer Yeruşalimdedir, dersiniz.[21] İsa ona dedi: Kadın, bana inan, saat geliyor ki, o vakit Babaya ne bu dağda, ne de Yeruşalimde tapınacaksınız.[22] Siz bilmediğinize tapınıyorsunuz, biz bildiğimize tapınıyoruz; zira kurtuluş Yahudilerdendir.[23] Fakat gerçekten tapınanların Babaya ruhta ve hakikatte tapınacakları saat geliyor, ve şimdidir; çünkü Baba kendine böyle tapınanları arar.[24] Allah Ruhtur, ve ona tapınanların ruhta ve hakikatte tapınmaları gerektir.[25] Kadın ona dedi: Biliyorum ki, Hıristos denilen Mesih gelecektir; o gelince bize her şeyi bildirecektir.[26] İsa ona dedi: Sana söyliyen ben, oyum.[27] Bunun üzerine şakirtleri geldiler, ve İsanın bir kadınla konuşmakta olmasına şaştılar; bununla beraber hiç biri: Ne arıyorsun? yahut: Niçin o kadınla konuşuyorsun? demedi.[28] İmdi kadın su testisini bıraktı, ve şehre gidip halka dedi:[29] Gelin, yaptığım bütün şeyleri bana söyliyen adamı görün; acaba Mesih bu mu?[30] Onlar da şehirden çıkıp ona geliyorlardı.[31] Bu sırada şakirtler: Rabbi, ye, diye ona rica ettiler.[32] Fakat İsa onlara: Benim yiyecek bir yiyeceğim var ki, siz onu bilmezsiniz, dedi.[33] İmdi şakirtler birbirlerine: Acaba kimse ona yiyecek getirdi mi? diyorlardı.[34] İsa onlara dedi: Benim yemeğim beni gönderenin iradesini yapmak, ve onun işini başarmaktır.

Yuhanna 6:27-35
[27] Fani olan yiyecek için değil, fakat ebedî hayata baki olan yiyecek için çalışın, onu size İnsanoğlu verecektir; çünkü Baba Allah ona mührünü basmıştır.[28] Ve İsaya dediler: Allahın işlerini işlemek için biz ne yapalım?[29] İsa cevap verip onlara dedi: Allahın işi şudur; onun gönderdiği adama iman edesiniz.[30] İsaya dediler: İmdi görüp sana iman edelim diye, sen ne alâmet yapıyorsun? ne işliyorsun?[31] Atalarımız çölde man yediler, nasıl ki: “Yemek için onlara gökten ekmek verdi,” diye yazılmıştır.[32] İmdi İsa onlara dedi: Doğrusu ve doğrusu size derim: Size gökten ekmeği Musa vermedi, fakat size gökten gerçek ekmeği Babam veriyor.[33] Çünkü Allahın ekmeği gökten inen ve dünyaya hayat verendir.[34] Ona dediler: Ya Rab, bu ekmeği bize daima ver.[35] İsa onlara dedi: Hayat ekmeği benim; bana gelen asla acıkmaz, ve bana iman eden asla susamaz.

Matta 4:4
İsa da cevap verip dedi: “İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, fakat Allahın ağzından çıkan her bir sözle yaşar,” diye yazılmıştır.

Matta 5:6
Ne mutlu salâha acıkıp susıyanlara; çünkü onlar doyurulacaklar.

Matta 6:25
Bunun için size diyorum: Ne yiyeceksiniz, yahut ne içeceksiniz diye hayatınız için, ne giyeceksiniz diye bedeniniz için de kaygı çekmeyin. Hayat yiyecekten ve beden giyecekten daha üstün değil midir?

Süleyman'ın Özdeyişleri 15:17
Sevgi olan yerde sebze yemeği, Düşmanlıkla yenilen besili öküzden iyidir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 25:27
Çok bal yemek iyi değildir; Kendi izzetlerini aramak da insanlara ağırdır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 27:7
Tok can gümeçbalından tiksinir; Fakat aç cana her acı şey tatlıdır.

Mezmurlar 104:15
Ve insanın yüreğini sevindiren şarap, Yüzünü parlatan yağ, Ve insanın yüreğine kuvvet veren ekmeği çıkarsın.

Mezmurlar 136:25
Bütün beşere yiyecek verene; Çünkü inayeti ebedîdir.

1 Korintliler 6:13
Yemekler karın için, ve karın yemekler içindir; fakat Allah onu da, onları da yok edecektir. Fakat beden zina için değil, ancak Rab içindir; Rab da beden içindir;

1 Korintliler 8:8
Fakat yiyecek bizi Allaha makbul kılmaz; yemezsek, eksikliğimiz olmaz; yersek de, fazlalığımız olmaz.

1 Korintliler 10:31
İmdi gerek yer, gerek içer, ve her ne yaparsanız, her şeyi Allahın izzeti için yapın.

1 Timoteos 4:4-5
[4] Çünkü Allahın her mahlûku iyidir, ve eğer şükürle kabul olunursa, hiç bir şey reddolunmamalıdır;[5] çünkü Allahın sözü ve dua ile takdis olunur.

Markos 7:14-23
[14] Halkı tekrar yanına çağırıp onlara dedi: Hepiniz beni dinleyin ve anlayın;[15] insanın dışından kendisine girip onu kirletebilecek bir şey yoktur; fakat insanı kirleten insandan çıkan şeylerdir.[16] ***[17] Halkın yanından eve girince, şakirtleri ona meseli sordular.[18] O da onlara dedi: Siz de mi böyle anlayışsızsınız? Anlamıyor musunuz ki, insana dışardan her ne girse, onu kirletemez?[19] çünkü yüreğine değil, fakat karnına girer, ve mecraya çıkar. Bunu demekle bütün yemekleri temiz etti.[20] Ve dedi: İnsandan çıkan şeydir ki, insanı kirletir.[21] Çünkü içten, insanların yüreğinden, kötü düşünceler, fuhuşlar, hırsızlıklar, katiller, zinalar,[22] tamahlar, kötülükler, hile, şehvet, kemgözlük, küfür, gurur ve akılsızlık çıkar.[23] Bütün bu kötü şeyler içten çıkarlar, ve insanı kirletirler.

Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey