A A A A A

Hayat: [Etik]

Elçilerin İşleri 2:38
Petrus da onlara dedi: Tövbe edin; ve günahlarınızın bağışlanması için her biriniz İsa Mesihin ismile vaftiz olunsun; ve Ruhülkudüs vergisini alacaksınız.

Koloseliler 3:17-23
[17] Ve sözde, yahut işte, her ne yaparsanız, hepsini Rab İsanın ismile ve onun vasıtası ile Baba Allaha şükrederek yapın.[18] Ey kadınlar, Rabde lâyık olduğu üzre, kocalarınıza tâbi olun.[19] Ey erkekler, karılarınızı sevin, ve onlara karşı acı muamele etmeyin.[20] Ey çocuklar, her şeyde ana babalarınıza itaat edin, çünkü bu Rabde makbuldür.[21] Ey babalar, cesaretten düşmesinler diye, çocuklarınızı incitmeyin.[22] Ey kullar, her şeyde bedene göre olan efendilerinize, göze görünür hizmetle, insanı hoşnut edenler gibi değil, fakat yürek sadeliğile, Rabden korkarak itaat edin;[23] Rabden miras mükâfatını alacağınızı bilerek,

Yasa'nın Tekrarı 23:17
İsrail kızlarından ve İsrail oğullarından kendilerini fuhşa vakfetmiş kimse olmıyacaktır.

Vaiz 9:10
İşlemek için elinin bulduğu her ne ise, onu kuvvetinle işle; çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında iş ve düşünce, bilgi ve hikmet yoktur.

Yuhanna 16:13
Fakat o, hakikat Ruhu, gelince, size her hakikate yol gösterecek; zira kendiliğinden söylemiyecektir; fakat her ne işitirse, söyliyecek; ve gelecek şeyleri size bildirecektir.

Levililer 19:2
Bütün İsrail oğulları cemaatine söyle, ve onlara de: Mukaddes olacaksınız; çünkü ben Allahınız RAB mukaddesim.

Levililer 19:13-18
[13] Komşuna gadretmiyeceksin, ve onu soymıyacaksın; gündelikçinin gündeliğini bütün gece sabaha kadar yanında alıkoymıyacaksın.[14] Sağıra lânet etmiyeceksin, ve körün önüne tökez koymıyacaksın; ve Allahından korkacaksın; ben RAB'İM.[15] Hükümde haksızlık etmiyeceksiniz; fakirin hatırını saymıyacaksın, ve kudretlinin hatırına itibar etmiyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin.[16] Kavmının arasında çekiştiricilik edip gezmiyeceksin; komşunun kanına karşı ayağa kalkmıyacaksın; ben RAB'İM.[17] Kardeşine yüreğinden nefret etmiyeceksin; onun yüzünden suç taşımıyasın diye mutlaka komşunu azarlıyacaksın.[18] Öç almıyacaksın, ve kavmının oğullarına kin tutmıyacaksın; ve komşunu kendin gibi seveceksin; ben RAB'İM.

Luka 6:31
İnsanların size ne yapmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle yapın.

Luka 16:10
En azda sadık olan çokta dahi sadıktır; en azda sadakatsiz olan çokta dahi sadakatsizdir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 11:1-3
[1] HİLELİ terazi RABBE mekruhtur; Fakat doğru tartı onun makbulüdür.[2] Gurur gelince utanç da gelir; Fakat hikmet alçak gönüllüler iledir.[3] Doğruların kemali kendilerine yol gösterir; Fakat hainlerin sapıklığı kendilerini helâk eder.

Süleyman'ın Özdeyişleri 19:1
KENDİ kemalinde yürüyen fakir, Akılsız olup da dudakları sapık olandan iyidir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 22:6
Çocuğu gideceği yola göre yetiştir, Yaşlı olunca da ondan ayrılmaz.

Süleyman'ın Özdeyişleri 25:21
Eğer düşmanın acıkmışsa, ona ekmek yedir; Ve eğer susamışsa, ona su içir;

Romalılar 1:26
Bu sebepten Allah onları rezalet ihtiraslarına teslim etti, çünkü onların kadınları tabiî kullanışı tabiate muhalif olana çevirdiler;

Romalılar 2:1
BUNUN için, ey her hükmeden adam, mazur değilsin; çünkü başkasına hükmettiğin şeyde kendini mahkûm ediyorsun; çünkü sen, ey hükmeden, ayni şeyleri yapıyorsun.

Matta 7:12-21
[12] İmdi, insanların size her ne yapmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle yapın; çünkü şeriat budur, peygamberler de.[13] Dar kapıdan girin; zira helâke götüren kapı geniş, ve yol enlidir; ve ondan girenler çoktur.[14] Çünkü hayata götüren kapı dar, ve yol sıkışıktır, ve onu bulanlar azdır.[15] Yalancı peygamberlerden sakının; onlar size koyun esvabında gelirler, fakat iç yüzden kapıcı kurtlardır.[16] Onları meyvalarından tanıyacaksınız. İnsanlar dikenlerden üzüm, yahut deve dikenlerinden incir toplarlar mı?[17] Böylece her iyi ağaç iyi meyva verir; fakat çürük ağaç kötü meyva verir.[18] İyi ağaç kötü meyva veremez; çürük ağaç da iyi meyva veremez.[19] İyi meyva vermiyen her ağaç kesilir ve ateşe atılır.[20] Öyle ise, onları meyvalarından tanıyacaksınız.[21] Bana: Ya Rab, ya Rab, diyen her adam göklerin melekûtuna girecek değildir; ancak göklerde olan Babamın iradesini yapan girer.

Yuhanna 13:34-35
[34] Size birbirinizi seviniz diye, yeni bir emir veriyorum; sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi seviniz.[35] Eğer birbirinize sevginiz olursa, benim şakirtlerim olduğunuzu bütün insanlar bununla bilecekler.

2 Timoteos 3:16-17
[16] Allah tarafından mülhem olan her yazı talim, tedip, ıslâh, ve salâhta olan terbiye için de faidelidir;[17] ta ki, Allah adamı her iyi iş için mücehhez olarak kâmil olsun.

Hezekiel 16:49-50
[49] İşte, kızkardeşin Sodomun kötülüğü şu idi: kendisinde ve kızlarında kibir, ekmeğe tokluk, ve kaygısız rahat vardı; ve düşkünle yoksulun elini pekiştirmedi.[50] Ve kibirlendiler, ve benim önümde mekruh şeyi yaptılar, ve bunu görünce onları ortadan kaldırdım.

Galatyalılar 5:19-21
[19] Ve bedenin işleri bellidir; onlar zina, pislik, şehvet,[20] putperestlik, sihirbazlık, düşmanlıklar, münazaa, kıskançlık, gazaplar, çekişmeler, ayrılıklar, fırkalar,[21] hasetler, sarhoşluklar, sefahetler ve bunlara benzer şeylerdir; önce söylediğim gibi, bunlar hakkında önceden söyliyorum, bu gibi şeyleri yapanlar Allahın melekûtunu miras almıyacaklardır.

1 Korintliler 6:9-11
[9] Yahut bilmez misiniz ki haksızlar Allahın melekûtunu miras almıyacaklardır? Aldanmayın; ne zaniler, ne putperestler, ne facirler, ne muhannesler, ne lûtiler,[10] ne hırsızlar, ne tamakârlar, ne ayyaşlar, ne sövücüler, ne de gasıplar Allahın melekûtunu miras alacaklardır.[11] Ve bazılarınız böyle idiniz; fakat yıkandınız, fakat takdis olundunuz, fakat Rab İsa Mesihin isminde ve Allahımızın Ruhunda salih kılındınız.

Romalılar 13:8-10
[8] Birbirinizi sevmekten başka, kimseye bir şey borçlu olmayın; çünkü diğerini seven şeriati itmam etmiştir.[9] Çünkü: “Zina etmiyeceksin; katletmiyeceksin; çalmıyacaksın; tamah etmiyeceksin;” ve eğer başka bir emir varsa, o da bu sözde icmal olunur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.”[10] Sevgi komşuya kötülük etmez; imdi sevgi şeriatin itmamıdır.

Yakup 1:12-15
[12] Tecrübeye tahammül eden adam ne mutludur; çünkü makbul olduğu zaman, Rabbin kendisini sevenlere vadettiği hayat tacını alacaktır.[13] Tecrübe olunduğu zaman, kimse: Allah tarafından tecrübe olunuyorum, demesin; çünkü Allah kötü şeylerle tecrübe olunamaz, kendisi de kimseyi tecrübe etmez;[14] fakat herkes kendi arzusu tarafından sürüklenerek ve aldanarak tecrübe olunur.[15] Sonra arzu gebe kalarak günah doğurur; ve günah kâmil olunca, ölüm hasıl eder.

Markos 12:28-31
[28] Yazıcılardan biri gelip onları mubahase ederken işitti; ve onlara iyi cevap verdiğini bilerek: Hep emirlerin birincisi hangisidir? diye, ona sordu.[29] İsa cevap verdi: Birincisi, “Dinle, ey İsrail; Allahımız Rab bir olan Rabdir.[30] Ve Rab Allahını bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle, ve bütün kuvvetinle seveceksin.”[31] İkincisi bu: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” Bunlardan daha büyük başka emir yoktur.

Luka 10:10-28
[10] Fakat her hangi şehre girerseniz, eğer sizi kabul etmezlerse, o şehrin meydanlarına çıkın ve diyin:[11] Şehrinizden ayaklarımıza yapışan tozu da size karşı silkiyoruz; fakat bunu bilin ki, Allahın melekûtu size yaklaştı.[12] Ben size derim ki, o günde o şehirden ziyade Sodoma kolaylık olacaktır.[13] Vay sana, ey Horazin! vay sana, ey Beytsayda! Eğer sizde vaki olan kudretli işler Sur ve Saydada vaki olsaydı, çoktan çul ve külde oturarak tövbe ederlerdi.[14] Fakat hüküm günü sizden ziyade Sur ve Saydaya kolaylık olacaktır.[15] Ey Kefernahum, göke kadar yükselecek misin? Sen ölüler diyarına kadar indirileceksin.[16] Sizi dinliyen beni dinler; ve sizi reddeden beni reddeder; beni reddeden ise, beni göndereni reddeder.[17] Ve yetmişler: Ya Rab, cinler bile senin isminle bize itaat ediyorlar, diyerek sevinçle döndüler.[18] Ve İsa onlara dedi: Şeytanın gökten şimşek gibi düştüğünü gördüm.[19] İşte, ben size yılanları ve akrepleri, ve düşmanın bütün kuvvetini ayak altına almak için hâkimiyet verdim; ve hiç bir şey size zarar vermiyecektir.[20] Fakat ruhlar size itaat ettiler diye sevinmeyin, lâkin adlarınız göklerde yazıldı diye sevinin.[21] O saatte İsa Ruhülkudüsle mesrur oldu, ve dedi: Ey Baba, gökün ve yerin Rabbi, sana şükrederim ki, bu şeyleri hikmetlilerden ve akıllılardan gizledin, ve onları küçük çocuklara açtın; evet, Baba, zira indinde böylece hoş göründü.[22] Her şey Babam tarafından bana verildi; ve Oğul kimdir, Babadan başka kimse bilmez; ve Baba kimdir, Oğuldan, ve Oğlun ona keşfetmeği dilediği kimseden başkası bilmez.[23] Ve şakirtlere dönerek ayrıca dedi: Sizin gördüğünüz şeyleri gören gözlere ne mutlu![24] Çünkü size derim ki, çok peygamberler ve kırallar sizin gördüğünüz şeyleri görmek dilediler, ve görmediler; ve işittiğiniz şeyleri işitmek dilediler, ve işitmediler.[25] Ve işte, bir fakih kalktı ve: Ey Muallim, ebedî hayatı miras almak için ne yapayım? diyerek İsayı denedi.[26] Ve İsa ona dedi: Şeriatte ne yazılmıştır? nasıl okursun?[27] O cevap verip dedi: “Rab Allahını, bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün kuvvetinle, ve bütün fikrinle, ve komşunu kendin gibi seveceksin.”[28] İsa da ona: Doğru cevap verdin, böyle yap, yaşarsın, dedi.

Efesliler 6:5-9
[5] Ey kullar, göze görünür hizmetle insanları hoşnut edenler gibi değil,[6] fakat Mesihin hizmetçileri gibi Allahın iradesini candan yaparak,[7] ve insanlara değil, Rabbe oluyor gibi iyi niyetle hizmet ederek,[8] ve gerek kul, gerek hür, herkesin her ne iyilik yaparsa, Rab tarafından onu alacağını bilerek, bedene göre olan efendilerinize Mesihe hizmet eder gibi, yüreğinizin sadeliğinde korku ve titreme ile hizmet edin.[9] Ve ey efendiler, onların ve sizin Rabbiniz göklerde olduğunu ve onun indinde şahsa itibar olmadığını bilerek tehdidi bırakıp kendilerine ayni şeyleri yapın.

1 Korintliler 13:1-13
[1] EĞER insanların ve meleklerin dillerile söylersem, fakat sevgim olmazsa, ses çıkaran bir bakır, yahut öten bir zil olmuş olurum.[2] Eğer peygamberliğim olursa, ve bütün sırları ve her ilmi bilirsem, ve eğer dağları nakledecek bütün imanım olursa, fakat sevgim olmazsa, bir hiçim.[3] Ve eğer bütün mallarımı sadaka olarak yedirirsem, ve eğer bedenimi yanmak üzre teslim edersem, fakat sevgim olmazsa, bana hiç faide etmez.[4] Sevgi çok sabreder, lûtufla muamele eder, sevgi haset etmez; sevgi övünmez, kibirlenmez;[5] çirkin muamele etmez, kendi faidesini aramaz, hiddetlenmez, kötülük saymaz;[6] haksızlığa sevinmez, fakat hakikat ile beraber sevinir;[7] her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye sabreder.[8] Sevgi asla zeval bulmaz; fakat peygamberlikler ise, iptal olunacaklar; diller ise, bitecekler; ilim ise, iptal olunacaktır.[9] Çünkü cüzî biliriz, cüzî peygamberlik ederiz;[10] fakat kâmil olan geldiği zaman, cüzî olan iptal olunacaktır.[11] Çocukken, çocuk gibi söylerdim, çocuk gibi anlardım, çocuk gibi düşünürdüm; adam olunca, çocuk şeylerini bıraktım.[12] Çünkü şimdi ayna ile muammalı surette görüyoruz, fakat o zaman yüz yüze göreceğiz; şimdi cüzî biliyorum, fakat o zaman bilindiğim gibi bileceğim.[13] Şimdi ise, iman, ümit, sevgi, bu üçü kalıyor; ve bunların en büyüğü sevgidir.

Romalılar 6:1-23
[1] İMDİ ne diyelim? İnayet çoğalsın, diye günahta devam edelim mi?[2] Hâşâ. Biz ki, günaha öldük, artık onda nasıl yaşarız?[3] Yahut bilmez misiniz ki, Mesih İsaya vaftiz olunanlarımızın hepsi onun ölümüne vaftiz olunduk?[4] İmdi onunla beraber vaftiz vasıtası ile ölüme gömüldük; ta ki, Babanın izzetile Mesih ölülerden kıyam ettiği gibi, biz de böylece hayat yeniliğinde yürüyelim.[5] Çünkü eğer ölümünün benzeyişinde onunla birleşmiş olduksa, kıyamının benzeyişinde de olacağız;[6] bunu biliriz ki, artık günaha kulluk etmiyelim, diye günah bedeni iptal edilmek için eski adamımız onunla birlikte haça gerilmiştir.[7] Çünkü ölmüş olan adam günahtan tebriye edilmiştir.[8] Fakat eğer biz Mesih ile öldükse, Mesih ölülerden kıyam etmiş olup artık ölmiyeceğini,[9] artık ölümün ona saltanat etmiyeceğini bilerek, onunla beraber yaşıyacağımıza da iman ederiz.[10] Çünkü öldüğü ölümü bir kerede günaha öldü; fakat yaşamakta olduğu hayatı Allaha yaşıyor.[11] Siz de böylece kendilerinizi günaha ölü, fakat Mesih İsada Allaha diri sayın.[12] İmdi fani bedeninizde günah, kendi şehvetlerine itaat etmeniz için saltanat sürmesin.[13] Ve azanızı haksızlık âletleri olarak günaha arzetmeyin; fakat ölülerden dirilenler gibi, kendinizi Allaha, ve azanızı salâh âletleri olarak Allaha arzedin.[14] Çünkü günah size saltanat etmiyecektir; çünkü şeriat altında değil, fakat inayet altındasınız.[15] İmdi ne? şeriat altında değil, fakat inayet altında olduğumuz için günah işliyelim mi? Hâşâ.[16] Bilmez misiniz ki, itaat için kime kendinizi arzeder, kime itaat ederseniz, onun, ya ölüm için günahın, ya salâh için itaatin kullarısınız?[17] Fakat Allaha şükrolsun ki, günahın kulları olduğunuz halde, teslim edildiğiniz öğretişin suretine göre yürekten itaat ettiniz;[18] ve günahtan azat edilerek salâha kul oldunuz.[19] Nefsinizin zayıflığı sebebile (insana göre söyliyorum), pisliğe ve fesat için fesada kul olarak azanızı arzettiğiniz gibi, böylece şimdi azanızı kudsiyet için salâha kul olarak arzedin.[20] Zira günahın kulları olduğunuz zaman, salâhtan azat idiniz.[21] Şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne semereniz vardı? çünkü onların sonu ölümdür.[22] Fakat şimdi günahtan azat olunmuş, ve Allaha kul edilmiş olarak kudsiyet için semereniz vardır, ve sonu ebedî hayattır.[23] Zira günahın ücreti ölüm; fakat Allahın mevhibesi Rabbimiz Mesih İsada ebedî hayattır.

Matta 19:1-30
[1] VE vaki oldu ki, İsa, bu sözleri bitirince, Galileden yola çıkıp Erden ötesinde Yahudiye sınırlarına geldi.[2] Ve büyük kalabalıklar ardınca gittiler; ve İsa orada onları iyi etti.[3] Ve Ferisiler onu deniyerek gelip dediler: Her sebeple karısını boşamak caiz midir?[4] İsa cevap verip dedi: Başlangıçtan yaratan onları erkek ve dişi yarattığını,[5] ve: “Bunun için insan babasını ve anasını bırakacak, ve karısına yapışacaktır; ve ikisi bir beden olacaktır,” dediğini okumadınız mı?[6] Şöyle ki, onlar artık iki değil, fakat bir bedendirler. İmdi Allahın birleştirdiğini insan ayırmasın.[7] Onlar İsaya dediler: Öyle ise, Musa niçin bir boş kâğıdı vermeği ve kadını boşamağı emretti?[8] İsa onlara dedi: Yüreklerinizin katılığından ötürü karılarınızı boşamanıza Musa müsaade etti; fakat başlangıçtan böyle olmamıştır.[9] Ve ben size derim: Kim zinadan ötürü olmayıp karısını boşar ve başkası ile evlenirse, zina eder; boşanmış olanla da evlenen zina eder.[10] Şakirtler İsaya dediler: Eğer erkeğin, karısı ile hali böyle ise, evlenmek iyi değil.[11] Fakat İsa onlara dedi: Bütün adamlar bu sözü kabul edemez, ancak kendilerine verilmiş olanlar kabul edebilir.[12] Çünkü anadan doğma hadım vardır, ve insanlar tarafından yapılmış hadım vardır, göklerin melekûtu uğrunda kendilerini hadım edenler de vardır. Bunu kabul edebilen kabul etsin.[13] O zaman İsa üzerlerine ellerini koyup dua etsin diye, ona küçük çocuklar getirdiler; ve şakirtler onları azarladılar.[14] Fakat İsa dedi: Küçük çocukları bırakın, ve bana gelmekten onları alıkoymayın; çünkü göklerin melekûtu bu gibilerindir.[15] Ve İsa onların üzerine ellerini koydu, ve oradan gitti.[16] Ve işte, biri İsaya gelip dedi: Ey muallim, ebedî hayatım olsun diye ne iyilik yapayım?[17] Ve İsa ona dedi: İyilik için neden bana soruyorsun? İyi olan biri vardır; fakat sen hayata girmek istiyorsan, emirleri tut.[18] O, İsaya: Hangilerini? dedi. İsa da: “Katletmiyeceksin; zina etmiyeceksin; çalmıyacaksın; yalan şehadet etmiyeceksin;[19] babana ve anana hürmet edeceksin;” ve, “Komşunu kendin gibi seveceksin,” dedi.[20] Genç adam İsaya dedi: Bütün bu şeyleri tuttum; daha ne eksiğim var?[21] İsa ona dedi: Eğer kâmil olmak istersen, git, nen varsa sat, ve fakirlere ver, göklerde hazinen olacaktır; ve gel, benim ardımca yürü.[22] Fakat genç adam bu sözü işitince kederli gitti; çünkü çok malı vardı.[23] Ve İsa şakirtlerine dedi: Doğrusu size derim ki, göklerin melekûtuna zengin adam güçlükle girer.[24] Yine size derim: Devenin iğne deliğinden geçmesi, zengin adamın Allahın melekûtuna girmesinden daha kolaydır.[25] Ve bunu işitince, şakirtler: Öyle ise, kim kurtulabilir? diyerek çok şaştılar.[26] Ve İsa onlara bakıp dedi: İnsanlar indinde bu imkânsızdır, fakat Allah indinde her şey mümkündür.[27] O zaman Petrus cevap verip İsaya dedi: İşte, biz her şeyi bıraktık, ve senin ardınca geldik; öyle ise, bizim nemiz olacak?[28] İsa da onlara dedi: Doğrusu size derim: İnsanoğlu her şeyin yenilenmesinde, izzetinin tahtına oturacağı zaman, siz ki benim ardımca gelenlersiniz, siz de İsrailin on iki sıptına hükmederek on iki taht üzerinde oturacaksınız.[29] Ve benim ismim uğruna evler, ya kardeşler, ya kızkardeşler, ya baba, ya ana, ya çocuklar, ve yahut tarlalar bırakan her adam yüz katını alacak, ve ebedî hayatı miras alacaktır.[30] Fakat çok birinciler sonuncular, ve sonuncular birinciler olacaklardır.

Yaratılış 19:1-38
[1] Oiki melek de akşamlayın Sodoma vardılar; ve Lût Sodomun kapısında oturuyordu; ve Lût görüp onları karşılamak için kalktı; ve yere kapandı;[2] ve dedi: İşte, efendilerim, şimdi kulunuzun evine inin, ve geceyi geçirin, ve ayaklarınızı yıkayın, ve erken kalkıp yolunuza gidersiniz. Ve dediler: Hayır, fakat biz geceyi meydanda geçireceğiz.[3] Ve onları çok zorladı; ve onun yanına indiler, ve evine girdiler; ve onlara ziyafet yaptı, ve mayasız ekmek pişirdi, ve yediler.[4] Fakat onlar yatmazdan önce, şehrin adamları, Sodom adamları, her mahalleden gençten ihtiyara kadar bütün halk, evi sardılar;[5] ve Lûtu çağırıp ona dediler: Bu gece senin yanına giren o adamlar nerede? onları bize çıkar, ve onları bilelim.[6] Ve Lût onlara kapıya çıktı, ve arkasından kapıyı kapadı.[7] Ve dedi: Ey kardeşlerim, rica ederim, kötülük etmeyin.[8] İşte, benim ere varmamış iki kızım var; rica ederim, onları size çıkarayım, ve onlara gözünüzde iyi olana göre yapın; ancak bu adamlara bir şey yapmayın; mademki damımın gölgesine geldiler.[9] Ve dediler: Geri çekil! Ve dediler: Bu adam garip olarak geldi, ve kendisini hâkim sayıyor; şimdi sana onlardan ziyade kötülük ederiz. Ve adamı, Lûtu, çok zorladılar, ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.[10] Fakat adamlar ellerini uzatıp Lûtu yanlarına, evin içine getirdiler, ve kapıyı kapadılar.[11] Ve evin kapısında olan adamları, küçükten büyüğe kadar körlükle vurdular, şöyle ki, kapıyı bulmak için yoruldular.[12] Ve adamlar Lûta dediler: Senin burada daha kimin var? damatlarını ve oğullarını ve kızlarını ve şehirde sana ait olanların hepsini bu yerden çıkar;[13] çünkü biz bu yeri harap edeceğiz, çünkü RABBİN önünde onların feryadı büyümüştür; ve RAB onu harap etmek için bizi gönderdi.[14] Ve Lût çıktı, ve kızlarını alacak olan damatlarına söyliyip dedi: Kalkın, bu yerden kaçın; çünkü RAB şehri harap edecektir. Fakat damatlarının gözünde şaka eder gibi göründü.[15] Ve seher vakti olunca, melekler: Kalk, karını ve buradaki iki kızını al, yoksa şehrin fesadı içinde yok olursun, diyerek Lûtu acele ettirdiler.[16] Fakat yavaş davrandı; ve RAB onlara merhametli olarak, adamlar onun elinden, ve karısının elinden, ve iki kızlarının elinden tuttular; ve onu çıkarıp şehrin dışarısına koydular.[17] Ve vaki oldu ki, onları dışarı çıkarmış oldukları zaman, dedi: Canın için kaç; arkana bakma, ve bütün Havzada durma; dağa kaç; yoksa telef olursun.[18] Ve Lût onlara dedi: Aman efendim![19] işte, şimdi kulun senin gözünde inayet buldu, ve canımı yaşatmakla bana yaptığın lûtfunu büyük ettin; fakat dağa kaçamam, yoksa kötülük bana yetişir, ve ölürüm.[20] İşte, şimdi bu şehir, oraya kaçmak için yakındır, ve o küçüktür. Şimdi oraya kaçayım (o küçük değil mi?), ve canım yaşar.[21] Ve ona dedi; İşte, hakkında söylediğin şehri altüst etmemek üzre bu şey için de ricanı kabul ettim.[22] Çabuk ol, oraya kaç; çünkü sen oraya yetişinciye kadar bir şey yapamam. Bunun için o şehrin adı Tsoar çağırıldı.[23] Ve Lût Tsoara geldiği zaman, güneş yer üzerine doğmuştu.[24] Ve RAB Sodom üzerine ve Gomorra üzerine RAB tarafından göklerden kükürt ve ateş yağdırdı;[25] ve o şehirleri, ve bütün Havzayı, ve şehirlerde oturanların hepsini, ve toprağın nebatını altüst etti.[26] Fakat karısı onun arkasından geriye baktı, ve bir tuz direği oldu.[27] Ve İbrahim sabahlayın erken kalkıp RABBİN önünde durduğu yere gitti;[28] ve Sodom ve Gomorraya doğru ve bütün Havza memleketine doğru baktı, ve gördü, ve işte, yerin dumanı ocak dumanı gibi çıkıyordu.[29] Ve vaki oldu ki, Allah Havzanın şehirlerini harap ettiği zaman, Allah İbrahimi hatırladı, ve Lûtun onlarda oturduğu şehirleri altüst ettiği zaman, Lûtu bu altüst olma içinden gönderdi.[30] Ve Lût Tsoardan çıkıp dağda oturdu, ve iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular.[31] Ve büyük kızı küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır, ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için memlekette erkek yoktur;[32] gel, babamıza şarap içirelim, ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız.[33] Ve o gecede babalarına şarap içirdiler; ve büyük kız girip babası ile yattı, ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi.[34] Ve vaki oldu ki, ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi: İşte, dün gece babamla yattım; bu gece de ona şarap içirelim, ve babamızdan zürriyet yaşatmak için, gir, onunla yat.[35] Ve o gecede dahi babalarına şarap içirdiler, ve küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi.[36] Lûtun iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar.[37] Ve büyük kız bir oğul doğurdu, ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar Moablıların atasıdır.[38] Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu, ve onun adını Ben-ammi çağırdı; o bugüne kadar Ammon oğullarının atasıdır.

Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey