A A A A A

Tanrı: [Finansal Nimet]

1 Samuel 2:7
RAB fakir eder, ve zengin eder; Hem alçaltır, hem yükseltir.

2 Korintliler 8:9
Çünkü Rabbimiz İsa Mesihin inayetini bilirsiniz; onun fakirliği ile siz zengin olasınız diye, zengin olduğu halde fakir oldu.

3 Yuhanna 1:2
Ey sevgili, senin canın refahta olduğu gibi, sen bütün şeylerde refahta ve sıhhatte olasın diye, dua ederim.

Vaiz 9:10
İşlemek için elinin bulduğu her ne ise, onu kuvvetinle işle; çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında iş ve düşünce, bilgi ve hikmet yoktur.

Galatyalılar 6:9
Ve iyilik yapmakta usanmıyalım; çünkü gevşemezsek, mevsiminde biçeceğiz.

Yaratılış 13:2
Ve Abram sürülerde, gümüşte ve altında çok zengindi.

Hoşea 4:6
Kavmım bilgi yokluğundan helâk oldu; mademki sen bilgiyi reddettin, bana kâhinlik etmiyesin diye ben de seni reddedeceğim; mademki Allahının şeriatini unuttun, ben de senin oğullarını unutacağım.

Yakup 5:12
Fakat her şeyden evel, ey kardeşlerim, hüküm altına düşmiyesiniz diye, ne gök ne yer hakkı için, ne de başka bir yeminle yemin etmeyin; ancak evetiniz evet, ve hayırınız hayır olsun.

Yuhanna 6:12
Ve onlar doyunca, İsa şakirtlerine dedi: Hiç bir şey zayolmasın diye artan parçaları toplayın.

Luka 6:38
verin, size de verilecektir; sizin kucağınıza güzelce basılmış, ve silkelenmiş, taşkın, iyi ölçekle verilecektir; zira hangi ölçekle ölçerseniz, o ölçekle size ölçülecektir.

Luka 12:34
Çünkü hazineniz nerede ise, yüreğiniz de orada olacaktır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 10:22
RABBİN bereketi, zengin eden odur; Ve onunla beraber keder katmaz.

Süleyman'ın Özdeyişleri 11:14
Sağlam öğütler olmayınca kavm düşer; Ve öğütçülerin çokluğunda kurtuluş vardır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 19:17
Fakire acıyan RABBE ödünç verir; Ve karşılığını RAB ona öder.

Süleyman'ın Özdeyişleri 21:17
Zevki seven yoksul olur; Şarap ve yağ seven zengin olmaz.

Süleyman'ın Özdeyişleri 22:9
İyi gözlü adam mubarek kılınır; Çünkü kendi ekmeğinden fakire verir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 28:22-27
[22] Kötü gözlü adam zenginlik ardından koşar; Ve üzerine yoksulluk geleceğini bilmez.[23] Bir adama dille yaltaklanandan ziyade Onu azarlıyan sonunda lûtuf bulur.[24] Kim babasını yahut anasını soyar ve: Günah değildir, derse, O adam helâk edicinin arkadaşıdır.[25] Aç gözlü kavga çıkarır; Fakat RABBE güvenen semiz olur.[26] Kendi yüreğine güvenen akılsızdır; Fakat kim hikmetle yürürse, o kurtulur.[27] Kim fakire verirse, onun eksiği olmaz; Fakat kim ondan göz çevirirse, o çok lânet alır.

Mezmurlar 24:1
Davudun Mezmurudur. RABBİNDİR yeryüzü ve onun doluluğu, Dünya ve onda oturanlar;

Matta 6:33
Fakat önce onun melekûtunu ve salâhını arayın; ve bütün bu şeyler size artırılacaktır.

Matta 23:23
Vay başınıza, yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler! çünkü nânenin, anasonun, ve kimyonun ondalığını veriyorsunuz, ve şeriatin daha ağır işlerini, adaleti, merhameti, ve imanı bırakıyorsunuz. Onları yapmalı idiniz, bunları da bırakmamalı idiniz.

Matta 25:21
Efendisi ona dedi: Aferin, iyi ve sadık hizmetçi; sen az şeyde sadık oldun, seni çok şeyler üzerine koyacağım; efendinin şenliğine gir.

Romalılar 13:8
Birbirinizi sevmekten başka, kimseye bir şey borçlu olmayın; çünkü diğerini seven şeriati itmam etmiştir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 3:9-10
[9] Malınla, ve bütün mahsulünün turfandası ile, RABBİ taziz et;[10] Böylece ambarların bol bol dolar, Ve teknelerin yeni şarapla taşar.

Mezmurlar 121:1-2
[1] Hacc İlâhisi. GÖZLERİMİ dağlara kaldırıyorum; Yardımım nereden gelecek?[2] Yardımım gökleri ve yeri yaratan RABDENDİR.

Markos 11:22-23
[22] İsa da cevap verip onlara dedi: Allaha imanınız olsun.[23] Doğrusu size derim: Kim bu dağa: Kalk, denize atıl, diyecek olur, ve yüreğinde şüphe bulunmaz, ancak her dediğinin olacağına iman ederse, kendisine olacaktır.

Yaratılış 1:26-27
[26] Ve Allah dedi; Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve sığırlara, ve bütün yeryüzüne, ve yerde sürünen her şeye hâkim olsun.[27] Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allahın suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı.

2 Korintliler 9:6-8
[6] Fakat bunu bilin: Az eken az da biçer, ve bol eken bol da biçer.[7] Hüzünle yahut mecburiyetle değil, herkes yüreğinde niyet ettiği gibi versin; çünkü Allah sevinç ile vereni sever.[8] Ve her şeyde, her vakitte, her iyi iş için tam kifayetiniz olarak artasınız diye, Allah size her inayeti artırmağa kadirdir;

Luka 14:28-30
[28] Çünkü sizden kim bir kule yapmak ister de, onu tamamlıyacak şeyi var mı diye, oturup önce masrafı hesap etmez?[29] Ta ki, temel koyup bitiremediği zaman onu görenlerin hepsi:[30] Bu adam yapmağa başladı, bitiremedi, diye onunla eğlenmeğe başlamasınlar.

Luka 6:34-36
[34] Eğer kendilerinden almağı ümit ettiğiniz kimselere ödünç verirseniz, ne mükâfatınız olur? Günahkarlar bile günahkârlara karşılığını almak üzre ödünç verirler.[35] Fakat düşmanlarınızı sevin, onlara iyilik edin, ve hiç ümitsiz olmıyarak ödünç verin; karşılığınız büyük olacaktır; ve siz Yüce Olanın oğulları olacaksınız; çünkü o, nankörlere ve kötülere karşı nimet vericidir.[36] Babanız nasıl merhametli ise, siz de merhametli olun.

Yakup 5:1-3
[1] GELİN şimdi, ey zenginler, gelecek olan sefaletlerinizin üzerine feryat ederek ağlayın.[2] Malınız çürümüş, ve esvabınızı güve yemiştir.[3] Altınınız ve gümüşünüz pas tutmuştur; ve onların pası aleyhinize şehadet olacak ve sizin etinizi ateş gibi yiyecektir. Son günlerde hazine topladınız.

Yaratılış 12:1-20
[1] VE RAB Abrama dedi: Memleketinden, ve akrabanın yanından, ve babanın evinden, sana göstereceğim memlekete git;[2] ve seni büyük millet edeceğim, ve seni mubarek kılacağım, ve senin adını büyük edeceğim; ve bereket ol;[3] ve seni mubarek kılanları mubarek kılacağım, ve sana lânet edene lânet edeceğim; ve yeryüzünün bütün kabileleri sende mubarek olacaktır.[4] Ve Abram RABBİN kendisine söylediği gibi gitti; Lût da kendisile beraber gitti; ve Abram Harandan gittiği vakit, yetmiş beş yaşında idi;[5] ve Abram karısı Sarayı, ve kardeşinin oğlu Lûtu, ve Haranda kazanmış oldukları bütün mallarını ve edinmiş oldukları canları aldı, ve Kenân diyarına gitmek üzre çıktılar; ve Kenân diyarına geldiler.[6] Ve Abram Şekem denilen yere, More meşesine kadar olan memleketi geçti. Ve o vakit Kenânlılar memlekette idiler.[7] Ve RAB Abrama görünüp dedi: Bu memleketi senin zürriyetine vereceğim; ve kendisine görünmüş olan RABBE orada bir mezbah yaptı.[8] Ve oradan Beyt-elin şarkında olan dağa hareket etti, garbında Beyt-el ve şarkında Ay olarak çadırını kurdu; ve orada RABBE bir mezbah yaptı, ve RABBİN ismini çağırdı.[9] Ve Abram git gide Cenuba doğru göç ediyordu.[10] Ve memlekette kıtlık oldu; ve Abram orada misafir olmak üzre Mısıra gitti; çünkü memlekette kıtlık ağırdı.[11] Ve vaki oldu ki, Mısıra girmesi yaklaştığı zaman, karısı Saraya dedi: İşte, biliyorum ki, sen görünüşü güzel bir kadınsın;[12] ve olur ki, Mısırlılar seni görünce: Bu onun karısıdır, derler; ve beni öldürürler, fakat seni sağ bırakırlar.[13] Senin yüzünden bana karşı iyi davranılsın, ve senin sebebinle canım yaşasın diye: Onun kızkardeşiyim, de.[14] Ve vaki oldu ki, Abram Mısıra girdiği zaman, Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.[15] Ve Firavunun emîrleri onu gördüler, ve onu Firavuna methettiler; ve kadın Firavunun sarayına alındı.[16] Ve onun yüzünden Abrama karşı iyi davrandı; ve onun koyunları, sığırları ve eşekleri, ve köleleri ve cariyeleri, ve dişi eşekleri, ve develeri oldu.[17] Ve RAB Abramın karısı Saraydan dolayı, Firavunu ve onun sarayını büyük vuruşlarla vurdu.[18] Ve Firavun Abramı çağırıp dedi: Bana bu yaptığın nedir? bu senin karın olduğunu niçin bana bildirmedin?[19] Niçin: Bu benim kızkardeşimdir, dedin, ben de onu karı olarak aldım? ve şimdi, işte karın, al ve git.[20] Ve onların hakkında Firavun adamlara emretti; ve onu, ve karısını, ve kendisine ait olan her şeyi gönderdiler.

Matta 6:1-34
[1] SAKININ, insanlara salâhınızı onların önünde gösteriş için yapmayın; yoksa göklerde olan Babanızın önünde karşılığınız olmaz.[2] İmdi, sen sadaka verdiğin zaman, ikiyüzlü adamların insanlardan hürmet görmek için, havralarda ve sokaklarda yaptıkları gibi, önünde boru öttürme. Doğrusu size derim: Onlar karşılıklarını aldılar.[3] Fakat sadaka verdiğin zaman, sol elin sağ elinin ne yaptığını bilmesin de,[4] sadakan gizlide olsun; gizlide gören Baban da sana ödiyecektir.[5] Dua ettiğiniz zaman da ikiyüzlüler gibi olmayın; çünkü insanlar kendilerini görsünler diye, havralarda ve köşe başlarında durup dua etmeği severler. Doğrusu size derim: Onlar karşılıklarını aldılar.[6] Fakat sen dua ettiğin zaman, kendi iç odana gir, ve kapını kapıyarak gizlide olan Babana dua et; gizlide gören Baban sana ödiyecektir.[7] Dua ederken putperestlerin ettiği gibi boş tekrarlar yapmayın; zira onlar sanırlar ki, çok söylemelerile işitilecekler.[8] Bundan dolayı, onlara benzemeyin; çünkü Babanız nelere ihtiyacınız olduğunu siz ondan dilemeden önce bilir.[9] İmdi siz şöyle dua edin: Ey göklerde olan Babamız, İsmin mukaddes olsun;[10] Melekûtun gelsin; Gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun;[11] Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver;[12] Ve bize borçlu olanlara bağışladığımız gibi, bizim borçlarımızı bize bağışla;[13] Ve bizi iğvaya götürme, fakat bizi şerirden kurtar; Çünkü melekût ve kudret ve izzet ebedlere kadar senindir. Amin.[14] Çünkü insanlara suçlarını bağışlarsanız, semavî Babanız da size bağışlar.[15] Fakat siz insanlara suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.[16] Ve oruç tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın; zira onlar oruç tuttuklarını insanlar görsünler diye, suratlarını asarlar. Doğrusu size derim: Onlar karşılıklarını aldılar.[17] Fakat sen oruç tuttuğun zaman, başına yağ sür, ve yüzünü yıka;[18] ta ki, insanlara değil, gizlide olan Babana oruçlu görünesin; ve gizlide gören Baban sana ödiyecektir.[19] Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin ki, orada güve ve pas yiyip bozar; ve orada hırsızlar delip girerler ve çalarlar.[20] Fakat kendinize gökte hazineler biriktirin ki, orada ne güve ne de pas yiyip bozar, ve hırsızlar orada ne delerler, ne de çalarlar.[21] Çünkü hazinen nerede ise, yüreğin de orada olacaktır.[22] Bedenin ışığı gözdür; imdi, gözün saf olursa, bütün bedenin aydın olur.[23] Fakat gözün kötü olursa, bütün bedenin karanlık olur. İmdi, sendeki ışık karanlıksa, o karanlık ne büyüktür![24] Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez; çünkü ya birinden nefret eder ve ötekini sever, yahut da birini tutar, ötekini hor görür. Siz Allaha ve mammona kulluk edemezsiniz.[25] Bunun için size diyorum: Ne yiyeceksiniz, yahut ne içeceksiniz diye hayatınız için, ne giyeceksiniz diye bedeniniz için de kaygı çekmeyin. Hayat yiyecekten ve beden giyecekten daha üstün değil midir?[26] Gökün kuşlarına bakın, onlar ne ekerler, ne biçerler, ne de ambarlara toplarlar; ve semavî Babanız onları besler. Siz onlardan daha değerli değil misiniz?[27] Ve sizden kim kaygı çekmekle boyunun ölçüsüne bir arşın katabilir?[28] Ve niçin esvaptan ötürü kaygı çekiyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüklerine iyi bakın; ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler;[29] size derim: Süleyman bile, bütün izzetinde bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.[30] Fakat bugün mevcut olup yarın fırına atılan kır otunu Allah böyle giydirirse, sizi daha çok giydirmez mi, ey az imanlılar?[31] İmdi: Ne yiyeceğiz? yahut: Ne içeceğiz? yahut: Ne giyeceğiz? diye kaygı çekmeyin.[32] Çünkü Milletler bütün bu şeyleri ararlar; çünkü semavî Babanız bütün bu şeylere muhtaç olduğunuzu bilir.[33] Fakat önce onun melekûtunu ve salâhını arayın; ve bütün bu şeyler size artırılacaktır.[34] Bundan dolayı, yarın için kaygı çekmeyin; zira yarınki gün kendisi için kaygı çekecektir. Kendi derdi güne yeter.

Yasa'nın Tekrarı 28:1-68
[1] BUGÜN sana emretmekte olduğum Allahın RABBİN bütün emirlerini tutup yapmak için, onun sözünü iyice dinlersen, Allahın RAB dünyanın bütün milletlerine seni üstün kılacaktır;[2] ve eğer Allahın RABBİN sözünü dinlersen, bütün bu bereketler senin üzerine gelecek, ve sana erişeceklerdir.[3] Şehirde bereketli olacaksın, ve kırda bereketli olacaksın.[4] Bedeninin semeresi, ve toprağının semeresi, ve hayvanlarının semeresi, ve sığırlarının yavruları, ve sürülerinin yavruları bereketli olacak.[5] Sepetin ve hamur teknen bereketli olacak.[6] Girdiğin zaman bereketli olacaksın, ve çıktığın zaman bereketli olacaksın.[7] Sana karşı ayaklanan düşmanlarını, RAB senin önünde kırdıracak; sana karşı bir yoldan çıkacaklar, ve senin önünde yedi yoldan kaçacaklar.[8] Ambarlarında, ve elini attığın her şeyde RAB senin üzerine bereketi emredecektir; ve Allahın RAB sana vermekte olduğu memlekette seni bereketli kılacaktır.[9] Eğer Allahın RABBİN emirlerini tutarsan, ve onun yollarında yürürsen, RAB sana and ettiği gibi kendisi için mukaddes kavm olarak seni durduracaktır.[10] Ve yerin bütün kavmları, RABBİN ismile senin çağırılmakta olduğunu görecekler; ve senden korkacaklar.[11] Ve sana vermek için RABBİN atalarına and ettiği memlekette, RAB bedeninin semeresinde, ve hayvanlarının semeresinde, ve toprağının semeresinde, iyilik için sana bolluk verecek.[12] Senin memleketinin yağmurunu vaktinde vermek, ve elinin her işini mubarek kılmak için, RAB gökleri, kendi iyi hazinesini sana açacak; ve çok milletlere ödünç vereceksin, ve sen ödünç almıyacaksın.[13] Ve eğer bugün sana emretmekte olduğum Allahın RABBİN emirlerini tutmak ve yapmak için onları dinlersen,[14] ve başka ilâhlara kulluk etmek için onların ardınca yürümek üzre bugün sana emretmekte olduğum bütün sözlerden sağa ve sola sapmazsan, RAB seni kuyruk değil baş edecek; ve ancak üstün olacaksın, ve alt olmıyacaksın.[15] Fakat vaki olacak ki, bugün sana emretmekte olduğum Allahın RABBİN bütün emirlerini ve kanunlarını tutup yapmak üzre onun sözünü dinlemezsen, bütün şu lânetler senin üzerine gelecekler, ve sana erişeceklerdir.[16] Şehirde lânetli olacaksın, ve kırda lânetli olacaksın.[17] Senin sepetin ve hamur teknen lânetli olacak.[18] Bedeninin semeresi, ve toprağının semeresi, sığırlarının yavruları, ve sürülerinin yavruları lânetli olacak.[19] Girdiğin zaman lânetli olacaksın, ve çıktığın zaman lânetli olacaksın.[20] Kötü işlerinle beni bıraktığın için, sen helâk oluncıya kadar, ve sen çabucak yok oluncıya kadar, yapmak için el attığın her işte RAB senin üzerine lânet, şaşkınlık, ve tekdir gönderecektir.[21] Mülk edinmek için gitmekte olduğun diyar üzerinden seni bitirinciye kadar, RAB sana vebayı bağlıyacak.[22] RAB veremle, ve ısıtma ile, ve iltihapla, ve yakıcı sıcaklıkla, ve kuraklıkla, ve sam yeli ile, ve küfle seni vuracak; ve sen yok oluncıya kadar bunlar seni kovalıyacaklar.[23] Ve başının üzerinde olan gökler tunç, ve senin altında olan yer demir olacak.[24] RAB senin diyarının yağmurunu toz ve kum edecek; ve sen helâk oluncıya kadar göklerden senin üzerine inecek.[25] RAB seni düşmanlarının önünde kırdıracak; onlara karşı bir yoldan çıkacaksın, ve onların önünde yedi yoldan kaçacaksın; ve dünyanın bütün ülkelerinde serseri olacaksın.[26] Ve göklerin bütün kuşlarına, ve yerin vahşi hayvanlarına leşin yem olacak; ve onları kaçıran olmıyacak.[27] RAB seni şifa bulamıyacağın Mısır çıbanı ile, ve urlarla, ve uyuzla, ve kaşıntı ile vuracak.[28] RAB seni çılgınlıkla, ve körlükle, ve yürek şaşkınlığı ile vuracak;[29] ve kör adam nasıl karanlıkta el yordamı ile yürürse, sen de öğle vakti el yordamı ile yürüyeceksin, ve yollarında muvaffak olmıyacaksın; ve ancak daima sıkıştırılmış ve soyulmuş olacaksın, ve seni kurtaran olmıyacak.[30] Bir kadına nişanlanacaksın, ve onunla başka bir adam yatacak; ev yapacaksın, ve onda oturmıyacaksın; bağ dikeceksin, ve faidesini görmiyeceksin.[31] Gözünün önünde öküzün boğazlanacak, ve ondan yemiyeceksin; eşeğin senin önünden zorla alınacak, ve sana geri getirilmiyecek; davarın düşmanlarına verilecek, ve senin için kurtaran olmıyacak.[32] Oğulların ve kızların başka bir kavmın eline verilecek; ve gözlerin bakacak ve bütün gün onları özliyerek sönecekler; ve elinden bir şey gelmiyecek.[33] Toprağının semeresini ve bütün emeğini bilmediğin bir kavm yiyecek; ve ancak daima sıkıştırılacaksın, ve ezileceksin;[34] gözlerinin gördüğü şeylerden dolayı deli olacaksın.[35] Dizlerinde ve bacaklarında, ayağının tabanından tepene kadar, RAB seni şifa bulamıyacağın kötü çıbanla vuracak.[36] RAB seni, ve kendi üzerine koyacağın kıralını senin ve atalarının bilmediği bir millete sürecek; ve orada ağaç ve taş, başka ilâhlara kulluk edeceksin.[37] Ve RABBİN seni süreceği bütün kavmlar arasında şaşılacak bir şey, mesel ve eğlence olacaksın.[38] Tarlaya çok tohum götüreceksin, ve az devşireceksin; çünkü onu çekirge yiyip bitirecek.[39] Bağlar dikeceksin, ve timar edeceksin, fakat şarap içmiyeceksin, üzüm de devşirmiyeceksin; çünkü onları kurt yiyecek.[40] Bütün sınırlarında zeytin ağaçların olacak, fakat yağ sürünmiyeceksin; çünkü senin zeytin ağacın meyvasını dökecek.[41] Oğulların ve kızların olacak, fakat senin olmıyacaklar; çünkü esirliğe gidecekler.[42] Ağaçlarının hepsini, ve toprağının semeresini çekirge kaplıyacak.[43] Aranızda olan garip sana üstün oldukça üstün olacak, ve sen aşağı indikçe aşağı ineceksin.[44] O sana ödünç verecek, ve sen ona ödünç vermiyeceksin; o baş olacak, ve sen kuyruk olacaksın.[45] Ve bütün bu lânetler senin üzerine gelecekler, ve sen helâk oluncıya kadar seni kovalıyıp sana yetişecekler; çünkü sana emrettiği emirlerini ve kanunlarını tutmak için Allahın RABBİN sözünü dinlemedin;[46] ve bunlar senin üzerinde, ve ebediyen senin zürriyetinin üzerinde bir alâmet ve hârika olacaklar.[47] Mademki her şeyin bolluğundan dolayı Allahın RABBE sevinçle, ve yürek meserretile kulluk etmedin;[48] RABBİN sana karşı göndereceği düşmanlarına, açlıkta, ve susuzlukta, ve çıplaklıkta, ve her türlü yoklukta kulluk edeceksin; ve seni helâk edinciye kadar boynunun üzerine demir boyunduruk vuracaktır.[49] RAB uzaktan, dünyanın ucundan bir milleti, dilini anlamıyacağın bir milleti kartal uçar gibi senin üzerine getirecek;[50] kocamış olanın şahsına itibar etmiyen, ve çocuklara acımıyan, sert yüzlü bir millet,[51] ve o seni helâk edinciye kadar, hayvanlarının semeresini, ve toprağının semeresini yiyecek; ve seni bitirinciye kadar sana buğday, yeni şarap ve yağ, hayvanlarının yavrularını, ve koyunlarının yavrularını bırakmıyacaktır.[52] Ve bütün memleketinde güvenmiş olduğun yüksek ve dayanıklı duvarların düşünciye kadar seni bütün şehirlerinde muhasara edecekler; ve Allahın RABBİN sana verdiği memleketinde, seni bütün şehirlerinde muhasara edecekler.[53] Ve düşmanların seni sıkıştıracağı muhasarada ve sıkıntıda bedeninin semeresini, Allahın RABBİN sana verdiği oğullarının ve kızlarının etini yiyeceksin.[54] Aranızda olan nazik ve çok zarif adamın gözü, kardeşine karşı, ve koynundaki karısına karşı, ve çocuklarının artakalanlarına karşı kötü olacak;[55] ve düşmanın seni bütün şehirlerinde sıkıştıracağı muhasarada ve sıkıntıda hiç bir şey kalmadığı için kendisinin yemekte olduğu çocuklarının etinden onlardan birine vermiyecek.[56] Nazikliğinden ve zarifliğinden dolayı ayağının tabanını yere koymağa alışmamış olan zarif ve nazik kadının gözü koynundaki kocasına karşı, ve oğluna karşı, ve kızına karşı,[57] ve rahminden yeni doğan çocuğa karşı, ve doğuracağı çocuklara karşı kötü olacak; çünkü düşmanın seni şehirlerinde sıkıştıracağı muhasara ve sıkıntıda, her türlü yokluktan dolayı onları gizlice yiyecek.[58] Bu izzetli ve heybetli ALLAHIN YEHOVA isminden korkasın diye, bu kitapta yazılmış olan bu şeriatin bütün sözlerini yapmak üzre tutmazsan;[59] o zaman RAB senin belâlarını, ve zürriyetinin belâlarını şaşılacak bir şey, büyük ve devamlı belâlar, ve kötü ve devamlı hastalıklar edecek.[60] Ve korkmuş olduğun Mısırın bütün hastalıklarını yine senin üzerine getirecek; ve sana yapışacaklar.[61] Ve sen helâk oluncıya kadar, RAB bu şeriat kitabında yazılmamış olan her hastalığı, ve her belâyı da senin üzerine getirecek.[62] Ve sayıca az bırakılacaksınız, halbuki çoklukça göklerin yıldızları gibi idiniz; çünkü Allahın RABBİN sözünü dinlemediniz.[63] Ve vaki olacak ki, size iyilik etmekte ve sizi çoğaltmakta olduğundan dolayı RAB nasıl sevindi ise, sizi helâk edeceği ve sizi yok edeceği için de öylece sevinecektir; ve siz mülk edinmek için girmekte olduğunuz diyarın üzerinden koparılacaksınız.[64] Ve RAB sizi, yerin bir ucundan yerin obir ucuna kadar bütün milletler arasında dağıtacak; ve orada, ağaca ve taşa, senin atalarının bilmediği başka ilâhlara kulluk edeceksin.[65] Ve o milletler arasında rahat bulmıyacaksın, ve ayağının tabanı için dinlenme yeri olmıyacak; ve RAB sana orada titriyen yürek, göz sönüklüğü, ve can dermansızlığı verecek;[66] ve önünde hayatın sallantıda olacak; ve gece gündüz korkacaksın, hayatından emin olmıyacaksın.[67] Yüreğini dolduran korkudan, ve gözlerinin gördüğü şeylerden dolayı, sabahlayın: Keşke akşam olaydı! diyeceksin, ve akşamlayın: Keşke sabah olaydı! diyeceksin.[68] Ve sana: Artık bir daha onu görmiyeceksin, dediğim yoldan, RAB seni gemilerle yine Mısıra getirecek; ve orada kendinizi köle ve cariye olarak düşmanlarınıza satılığa çıkaracaksınız, ve sizi satın alan olmıyacak.

Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey