A A A A A

Tanrı: [Virüsler / Hastalıklar]


Yeşaya 26:20
Gel, ey kavmım, kendi iç odalarına gir, ve ardında kapılarını kapa; gazap geçinciye kadar biraz gizlen.

Yeremya 25:32-33
[32] Orduların RABBİ şöyle diyor: İşte, milletten millete belâ çıkacak, ve dünyanın uçlarından büyük kasırga kopacak.[33] Ve o gün yerin bir ucundan yerin öteki ucuna kadar RABBİN öldürdüğü adamlar olacak; onlar için dövünmiyecekler, ve onlar toplanılıp gömülmiyecek; toprağın yüzünde gübre olacaklar.

2 Tarihler 7:13-14
[13] Eğer gökleri kaparsam, ve yağmur olmazsa, eğer yeri yiyip bitirsin diye çekirgeye emredersem, ve kavmın arasına veba gönderirsem,[14] eğer ismimle çağırılan kavmım kendilerini alçaltırlarsa, ve dua edip yüzümü ararlarsa, ve kötü yollarından dönerlerse; o vakit gökten işiteceğim, ve onların suçunu bağışlıyacağım, ve memleketlerine sağlık vereceğim.

Vahiy 6:3-8
[3] Ve ikinci mührü açtığı zaman, ikinci canlı mahlûkun: Gel, dediğini işittim.[4] Ve başka bir at, bir al at çıktı; ve onun üzerine binmiş olana, dünyadan selâmeti kaldırmağa, ve birbirini boğazlatmak için ruhsat verildi; ve kendisine büyük bir kılıç verildi.[5] Ve üçüncü mührü açtığı zaman, üçüncü canlı mahlûkun: Gel, dediğini işittim. Ve gördüm, ve işte, yağız bir at, ve onun üzerine binmiş olanın elinde bir terazi vardı.[6] Ve dört canlı mahlûkun ortasında sanki bir sesin: Bir ölçek buğday bir dinara, ve üç ölçek arpa bir dinara; ve zeytinyağı ve şaraba zarar etme, dediğini işittim.[7] Ve dördüncü mührü açtığı zaman: Gel, diyen dördüncü canlı mahlûkun sesini işittim.[8] Ve gördüm, ve işte, bir kula at, ve onun üzerine binmiş olanın ismi Ölümdü; ve ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Ve onlara kılıçla ve kıtlıkla ve ölümle, ve dünyanın vahşi hayvanları ile öldürmek için dünyanın dörtte biri üzerine hâkimiyet verildi.

1 Samuel 5:6
Ve Aşdodluların üzerinde RABBİN eli ağırlaştı, ve onları helâk etti, ve onları, Aşdodu ve onun sınırlarını, urlarla vurdu.

2 Korintliler 4:7
Fakat bu hazineye toprak kaplar içinde malikiz, ta ki kuvvetin aşırı büyüklüğü bizden olmayıp Allaha ait olsun;

Yasa 20:3
Karşımda başka ilâhların olmıyacaktır.

Yakup 4:10
Rabbin huzurunda alçalın, ve sizi yükseltecektir.

Matta 6:24
Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez; çünkü ya birinden nefret eder ve ötekini sever, yahut da birini tutar, ötekini hor görür. Siz Allaha ve mammona kulluk edemezsiniz.

Filipililer 4:6
Hiç bir şeyde kaygı çekmeyin, fakat her şeyde istekleriniz, Allaha dua ve yalvarışla, şükranla bildirilsin.

Mezmurlar 103:2-3
[2] Ey canım, RABBİ takdis et, Ve bütün iyiliklerini unutma;[3] Bütün fesatlarını bağışlıyan, Bütün hastalıklarını iyi eden,

Çölde Sayım 11:31-33
[31] Ve RAB tarafından bir yel çıktı, ve denizden bıldırcınlar getirdi, ve ordugâhın etrafında, bu tarafta bir günlük yol, ve obir tarafta bir günlük yol kadar, yerin yüzünden yukarı iki arşın kadar yüksekliğinde olmak üzre ordugâhın üzerine düşürdü.[32] Ve bütün o gün, ve bütün o gece, ve bütün ertesi gün kavm kalkıp bıldırcınları topladılar; en az toplıyan on homer topladı; ve kendileri için onları ordugâhın etrafına serdiler.[33] Ve et daha dişleri arasında iken, çiğnemeden evel, kavma karşı RABBİN öfkesi alevlendi, ve RAB kavmı gayet büyük vuruşla vurdu.

Yasa 9:8-11
[8] Ve RAB Musa ile Haruna dedi: Yanınıza avuçlarınızın dolusu ocak külü alın, ve Musa Firavunun gözü önünde göke doğru saçsın.[9] Ve bütün Mısır diyarı üzerinde ince bir toz olacak, ve bütün Mısır diyarında insan ve hayvan üzerinde irin çıkaran çıban olacak.[10] Ve ocak külü alıp Firavunun önünde durdular; ve Musa onu göke doğru saçtı, ve insanda ve hayvanda irin çıkaran çıban oldu.[11] Ve sihirbazlar çıbandan dolayı Musanın önünde duramadılar; çünkü sihirbazlarda ve bütün Mısırlılarda çıbanlar vardı.

Yakup 1:2-6
[2] Ey kardeşlerim, ne zaman çeşit çeşit tecrübelere düşerseniz,[3] imanınızın imtihanı sabır hasıl ettiğini bilerek, bunu tam bir sevinç sayın.[4] Ve sabır kendi işini ikmal etsin ki, bir şeyde eksiğiniz olmıyarak, kâmil ve tam adamlar olasınız.[5] Fakat eğer sizden birinin hikmeti eksikse, herkese cömertlikle ve tekdir etmeden veren Allahtan istesin, ve kendisine verilecektir.[6] Fakat bir şeyden şüphe etmiyerek imanla istesin; çünkü şüphe eden adam yelle sürülen ve dalgalanan denizin çalkanmasına benzer.

Vahiy 9:15-19
[15] Ve insanların üçte birini öldürsünler diye, saat ve gün ve ay ve yıl için hazırlanmış olan dört melek çözüldüler.[16] Ve atlı orduların sayısı iki kere on bin kere on bin idi; onların sayısını işittim.[17] Ve böylece atları, ve ateşten, mor yakut ve kükürttenmiş gibi zırhları olarak onların üzerine binmiş olanları rüyette gördüm; atların başları aslanların başları gibi idi; ve ağızlarından ateş ve duman ve kükürt çıkıyordu.[18] İnsanların üçte biri bunların ağızlarından çıkan ateşten ve dumandan ve kükürtten, bu üç belâdan, öldürüldüler.[19] Çünkü atların kudreti ağızlarında ve kuyruklarındadır; çünkü onların kuyrukları yılanlara benzer, ve başları vardır, ve bunlarla zarar verirler.

Markos 13:32-37
[32] Fakat o gün yahut o saat hakkında, ne gökteki melekler, ne de Oğul, Babadan başka kimse bir şey bilmez.[33] Sakının, uyanık durun, dua edin; zira o vakit ne zamandır bilmezsiniz.[34] Bu, gurbete giden ve evini bırakıp hizmetçilerine salâhiyet ve her birine işini veren bir adam gibidir ki, kapıcıya da uyanık durmasını emretti.[35] İmdi, uyanık durun; çünkü ev sahibi ne vakit gelecek, akşamlayın mı, gece yarısında mı, horoz öttüğü zaman mı, sabahlayın mı, bilmezsiniz.[36] Yoksa apansız gelip sizi uykuda bulur.[37] Size ne söyliyorsam herkese söyliyorum: Uyanık durun.

Mezmurlar 91:2-14
[2] RAB için derim: Sığınacak yerim ve hisarımdır; Allahımdır, ona güvenirim.[3] Çünkü o seni avcının tuzağından, Helâk eden vebadan azat eder.[4] Seni kanatları ile örter, Ve cenahları altına sığınırsın; Hakikati kalkan ve siperdir.[5] Ne gecenin dehşetinden, Ne gündüz uçan oktan;[6] Ne karanlıkta gezen vebadan, Ne de öğleyin bitiren kırgından korkarsın.[7] Yanında bin, ve sağında on bin düşer; Fakat sana yaklaşmaz.[8] Ancak sen gözlerinle bakarsın, Ve kötülerin cezasını görürsün.[9] Çünkü sen, ya RAB, sığınacak yerimsin! Yüce Olanı kendine mesken kıldın;[10] Şer sana dokunmıyacaktır, Çadırına veba da yaklaşmıyacaktır.[11] Çünkü bütün yollarında seni tutsunlar diye, Meleklerine senin için emredecektir.[12] Ayağını bir taşa çarpmıyasın diye, Elleri üzerinde seni taşıyacaklar.[13] Aslan ve engerek üzerinden basıp geçeceksin; Genç aslanı ve iri yılanı çiğniyeceksin.[14] Bana muhabbet bağladığı için, onu azat edeceğim. Onu yükselteceğim, çünkü ismimi tanıdı.

Luka 21:5-38
[5] Bazıları mabedin nasıl güzel taşlarla ve takdimelerle süslenmiş olduğunu söyledikleri zaman, İsa dedi:[6] Sizin gördüğünüz bu şeylere gelince, günler gelecek ki, o vakit burada yıkılmadık taş üstünde taş bırakılmıyacaktır.[7] Onlar da İsaya sorup dediler: Muallim, öyle ise, bu şeyler ne zaman olacak? ve bu şeyler olmak üzre iken, alâmet ne olacak?[8] İsa da dedi: Sakın saptırılmıyasınız; zira bir çokları: Ben oyum, ve: Vakit yakındır, diye benim ismimle geleceklerdir; onların arkasından gitmeyin.[9] Cenkler ve karışıklıklar duyduğunuz zaman, yılmayın; çünkü önce bunların vaki olması gerektir; fakat sonu hemen gelmez.[10] O zaman onlara dedi: Millet millete karşı, ülke ülkeye karşı kalkacak;[11] büyük zelzeleler, ve yer yer kıtlıklar ve vebalar olacak; korkunç şeyler, ve gökten büyük alâmetler olacak.[12] Fakat bütün bunlardan önce, benim ismim yüzünden size el atacaklar, ve sizi havralara, zindanlara teslim edecekler, kırallar ve valiler önüne götürüp size eza edecekler.[13] Bu size şehadet için olacaktır.[14] Bunun için vereceğiniz cevabı önceden düşünmemeği yüreğinize koyun;[15] çünkü ben size ağız ve hikmet vereceğim, ve bütün hasımlarınız ona karşı söyliyemiyecek yahut karşı duramıyacaklar.[16] Fakat siz, hattâ ana baba, kardeşler, akraba, ve dostlar tarafından ele verileceksiniz; ve sizlerden bazılarını öldürecekler.[17] Benim ismimden dolayı herkes de sizden nefret edecek.[18] Ve başınızdan bir kıl zayolmıyacaktır.[19] Sabrınızla canlarınızı kazanacaksınız.[20] Fakat Yeruşalimi ordularla kuşatılmış gördüğünüz zaman, bilin ki, onun yıkılması yakındır.[21] O vakit, Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsınlar, ve onun içinde olanlar çıksınlar; kırda olanlar oraya girmesinler.[22] Zira bütün yazılmış olanların yerine geleceği öç günleri bunlardır.[23] O günlerde gebe ve emzikli olanların vay başına! çünkü memleket üzerine büyük sıkıntı, ve bu kavma gazap gelecektir.[24] Ve kılıçtan geçirilecekler, bütün milletlere esir olarak götürüleceklerdir; ve Milletlerin zamanları doluncıya kadar, Yeruşalim Milletler tarafından çiğnenecektir.[25] Güneşte, ayda ve yıldızlarda alâmetler, denizin ve dalgaların uğultusundan dolayı şaşkınlıkta olan milletlere yeryüzünde sıkıntı olacaktır;[26] insanlar korkudan, ve dünyaya gelmekte olan şeyler için beklemekten bayılacaklar; çünkü göklerin kudretleri sarsılacaktır.[27] Ve o zaman onlar İnsanoğlunun bulutta kudret ve büyük izzetle geldiğini göreceklerdir.[28] Fakat bu şeyler olmağa başlayınca yukarı bakın, ve başınızı kaldırın; zira kurtuluşunuz yaklaşıyor.[29] Ve İsa onlara bir mesel söyledi: İncir ağacına, ve bütün ağaçlara bakın.[30] Onlar filiz sürdükleri zaman, siz bunu görürsünüz ve kendiliğinizden bilirsiniz ki, yaz artık yakındır.[31] Böylece, siz de bu şeylerin vaki olduklarını gördüğünüz zaman, bilin ki, Allahın melekûtu yakındır.[32] Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler yerine gelinciye kadar, bu nesil geçmiyecektir.[33] Gök ve yer geçecek; fakat benim sözlerim geçmiyecektir.[34] Fakat sakının da humar, sarhoşluk, ve bu hayatın kaygıları ile yürekleriniz fazla ağırlaşmasın, ve o gün sizin üzerinize bir kement gibi ansızın gelmesin;[35] çünkü bütün yeryüzünde oturanların hepsinin üzerine gelecektir.[36] Fakat vaki olacak bütün bu şeylerden kaçabilesiniz, ve İnsanoğlunun önünde durabilesiniz diye her an dua ederek uyanık durun.[37] İsa gündüzleri mabette öğretiyordu; geceleri de dışarı çıkarak, Zeytinlik denilen dağda geceliyordu.[38] Ve bütün halk onu dinlemek için, sabahlayın erken mabede yanına geliyorlardı.

Matta 24:1-35
[1] VE İsa mabetten çıkıp giderken, mabedin binalarını kendisine göstermek için şakirtleri yanına geldiler.[2] İsa da onlara cevap verip dedi: Bütün bu şeyleri görmiyor musunuz? Doğrusu size derim: Burada taş üstünde yıkılmadık taş bırakılmıyacak.[3] İsa Zeytinlik dağı üzerinde otururken, şakirtleri ayrıca gelip ona dediler: Bize söyle, bu şeyler ne zaman olacak, ve senin gelişine ve dünyanın sonuna alâmet ne olacak?[4] İsa cevap verip onlara dedi: Sakın kimse sizi saptırmasın.[5] Çünkü bir çokları: Mesih benim, diye benim ismimle gelip bir çoklarını saptıracaklar.[6] Siz cenkler ve cenk sözleri işiteceksiniz. Sakın, sıkılmayın; çünkü bunların vaki olması gerektir; fakat daha sonu değildir.[7] Çünkü millet millete karşı, ülke ülkeye karşı kalkacaktır; yer yer kıtlıklar, zelzeleler olacak.[8] Ve bütün bu şeyler ağrıların başlangıcıdır.[9] O zaman sizi sıkıntıya koyacaklar, ve öldürecekler; ve benim ismimden ötürü bütün milletler sizden nefret edecekler.[10] Ve o zaman bir çokları sürçüp birbirini ele verecekler, ve birbirlerinden nefret edecekler.[11] Ve bir çok yalancı peygamberler kalkıp bir çoklarını saptıracaklar.[12] Ve fesat çoğalacağından ötürü, bir çokların sevgisi soğuyacak.[13] Ancak sona kadar dayanan, kurtulacak odur.[14] Ve melekûtun bu incili, milletlerin hepsine şehadet olmak üzre, bütün dünyada vâzedilecektir; ve son o zaman gelecektir.[15] İmdi Daniel peygamber vasıtası ile söylenmiş olan harap edici mekruh şeyin mukaddes yerde dikildiğini gördüğünüz zaman (okuyan anlasın),[16] Yahudiyede olanlar o vakit dağlara kaçsınlar;[17] damda olan evinden eşya almağa inmesin;[18] ve tarlada olan da abasını almak için geri dönmesin.[19] Fakat o günlerde gebe ve emzikli olanların vay başına![20] Dua edin ki, kaçışınız kışta veya bir Sebt gününde olmasın.[21] Çünkü o zaman büyük sıkıntı olacaktır ki, dünyanın başlangıcından şimdiye kadar olmamıştır, ve hiç olmıyacaktır.[22] O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç bir adam kurtulmazdı; fakat seçilmiş olanlar uğrunda o günler kısaltılacaktır.[23] O zaman eğer bir kimse size: İşte, Mesih burada, yahut: Şurada, derse, inanmayın.[24] Çünkü yalancı Mesihler ve yalancı peygamberler kalkıp büyük alâmetler ve hârikalar yapacaklar, şöyle ki, mümkünse seçilmiş olanları bile saptıracaklar.[25] İşte, size önceden söyledim.[26] Eğer size: İşte, çöldedir, deseler de, çıkmayın: İşte, iç odalardadır, deseler de, inanmayın.[27] Çünkü şimşeğin şarkta çıkıp garpta dahi görüldüğü gibi, İnsanoğlunun gelişi de böyle olacaktır.[28] Leş nerede ise, kartallar orada toplanacaklar.[29] Fakat o günlerin sıkıntısından hemen sonra, güneş kararacak, ay ışığını vermiyecek, yıldızlar gökten düşecekler, ve göklerin kudretleri sarsılacak;[30] o zaman İnsanoğlunun alâmeti gökte görünecek; o zaman yeryüzünün bütün sıptları dövünecekler, ve İnsanoğlunun gökün bulutları üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldiğini görecekler.[31] Ve meleklerini büyük sesli boru ile gönderecek, ve melekler, göklerin bir ucundan öteki ucuna kadar, onun seçtiklerini dört yelden toplıyacaklar.[32] İmdi, incir ağacından mesel öğrenin: Dalı yumuşayıp yapraklarını sürdüğü zaman, bilirsiniz ki yaz yakındır.[33] Böylece siz de bütün bu şeyleri görünce, bilin ki o yakındır, kapılardadır.[34] Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler oluncıya kadar, bu nesil geçmiyecektir.[35] Gök ve yer geçecek, fakat benim sözlerim geçmiyecektir.

Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey