A A A A A

Kilise: [Dillerde Konuşma]

1 Korintliler 1:5
çünkü Mesihin şehadeti sizde pekiştirilmiş olduguna göre, her kelâmda ve her bilgide, her şeyde, onda zengin oldunuz;

Elçilerin İşleri 2:4
Hepsi Ruhülkudüsle doldu, ve kendilerine Ruhun verdiği söyleyişe göre başka başka dillerle söylemeğe başladılar.

Elçilerin İşleri 19:6
Ve Pavlus üzerlerine ellerini koyunca, Ruhülkudüs onların üzerine geldi; dillerle söyliyorlar, ve peygamberlik ediyorlardı.

Galatyalılar 5:22
Fakat Ruhun semeresi sevgi, sevinç, selâmet, tahammül, lûtuf, iyilik, sadakat,

Markos 16:17
Şu alâmetler iman edenlerle beraber gidecektir: benim ismimle cinler çıkaracaklar; yeni dillerle söyliyecekler;

1 Korintliler 14:2
Çünkü dille söyliyen, insanlara değil, Allaha söyler; çünkü kimse anlamaz; lâkin ruhla sırlar söyler.

1 Korintliler 14:23
İmdi eğer bütün kilise bir yere toplanır, ve hepsi dillerle söylerler, ve avamdan olanlar, yahut iman etmiyenler girerlerse: Çıldırıyorsunuz, demiyecekler mi?

1 Korintliler 14:27-28
[27] Eğer dille söyliyen kimse olursa, iki yahut en çok üç kişi ve sıra ile olsun, ve biri tercüme etsin;[28] fakat eğer tercüman yok ise, kilisede sükût etsin, ve kendi kendine ve Allaha söylesin.

1 Korintliler 12:8-11
[8] Çünkü kimine Ruh vasıtası ile hikmet kelâmı, ve diğerine ayni Ruha göre ilim kelâmı,[9] başkasına ayni Ruhla iman; ve diğerine ayni Ruhla şifa mevhibeleri,[10] ve diğerine kudretli işler yapmak; ve diğerine peygamberlik; ve diğerine ruhların temyizi; başkasına dillerin cinsleri; ve diğerine dillerin tercümesi veriliyor;[11] fakat murat ettiği gibi, herkese ayrı ayrı tevzi ederek hep bunları bir ve ayni Ruh işliyor.

1 Korintliler 13:1-13
[1] EĞER insanların ve meleklerin dillerile söylersem, fakat sevgim olmazsa, ses çıkaran bir bakır, yahut öten bir zil olmuş olurum.[2] Eğer peygamberliğim olursa, ve bütün sırları ve her ilmi bilirsem, ve eğer dağları nakledecek bütün imanım olursa, fakat sevgim olmazsa, bir hiçim.[3] Ve eğer bütün mallarımı sadaka olarak yedirirsem, ve eğer bedenimi yanmak üzre teslim edersem, fakat sevgim olmazsa, bana hiç faide etmez.[4] Sevgi çok sabreder, lûtufla muamele eder, sevgi haset etmez; sevgi övünmez, kibirlenmez;[5] çirkin muamele etmez, kendi faidesini aramaz, hiddetlenmez, kötülük saymaz;[6] haksızlığa sevinmez, fakat hakikat ile beraber sevinir;[7] her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye sabreder.[8] Sevgi asla zeval bulmaz; fakat peygamberlikler ise, iptal olunacaklar; diller ise, bitecekler; ilim ise, iptal olunacaktır.[9] Çünkü cüzî biliriz, cüzî peygamberlik ederiz;[10] fakat kâmil olan geldiği zaman, cüzî olan iptal olunacaktır.[11] Çocukken, çocuk gibi söylerdim, çocuk gibi anlardım, çocuk gibi düşünürdüm; adam olunca, çocuk şeylerini bıraktım.[12] Çünkü şimdi ayna ile muammalı surette görüyoruz, fakat o zaman yüz yüze göreceğiz; şimdi cüzî biliyorum, fakat o zaman bilindiğim gibi bileceğim.[13] Şimdi ise, iman, ümit, sevgi, bu üçü kalıyor; ve bunların en büyüğü sevgidir.

1 Korintliler 14:1-40
[1] SEVGİNİN ardınca koşun; fakat ruhanî mevhibeleri, ve daha ziyade peygamberlik etmenizi gayretle isteyin.[2] Çünkü dille söyliyen, insanlara değil, Allaha söyler; çünkü kimse anlamaz; lâkin ruhla sırlar söyler.[3] Fakat peygamberlik eden, bünyan ve teşvik ve teselli için insanlara söyler.[4] Dille söyliyen kendi kendini bina eder; fakat peygamberlik eden kiliseyi bina eder.[5] İmdi siz hepinizin dillerle söylemenizi, fakat daha ziyade peygamberlik etmenizi isterim; ve peygamberlik eden, dillerle söyliyenden daha büyüktür, meğer ki kilisenin bünyan alması için tercüme etsin.[6] Fakat şimdi, ey kardeşler, eğer size dillerle söyliyerek gelirsem, eğer size ya vahiyle, ya ilimle, ya peygamberlikle, ya talimle söylemezsem, size ne faidem olur?[7] Gerek kaval, gerek çenk, ses veren cansız şeyler bile, seslere fark vermezse, kaval ile yahut çenkle çalınan şey nasıl bilinir?[8] Çünkü boru da belirsiz ses verirse, cenk için kim hazırlanır?[9] Böylece eğer siz de dille açık söz söylemezseniz, söylenen şey nasıl bilinir? çünkü havaya söz söyliyenler olursunuz.[10] Belki dünyada seslerin bir çok cinsleri vardır, ve hiç biri manasız değildir.[11] İmdi eğer sesin manasını bilmezsem, ben söyliyen için barbar ve söyliyen benim için barbar olur.[12] Böylece siz de mademki ruhanî mevhibelere gayretlisiniz, kilisenin bünyanı için artmanızı arayın.[13] Bunun için dille söyliyen tercüme edebilmesi için dua etsin.[14] Çünkü eğer dille dua edersem, ruhum dua eder, fakat zihnim semeresizdir.[15] İmdi nedir? Ruh ile dua edeceğim, ve zihinle de dua edeceğim; ruhla terennüm edeceğim, ve zihinle de terennüm edeceğim.[16] Yoksa eğer ruhla bereketlersen, avam yerini dolduran adam senin ne dediğini bilmediğinden dolayı, senin şükranına Amini nasıl diyebilir?[17] Çünkü vakıa sen güzel şükrediyorsun; fakat diğeri bina olunmuyor.[18] Sizin hepinizden ziyade dille söylediğim için Allaha şükrediyorum;[19] fakat dille on bin söz söylemekten ise, kilisede başkalarına da öğreteyim diye zihnimle beş söz söylemeği tercih ederim.[20] Kardeşler, akılda çocuk olmayın, fakat şerirlikte küçük çocuk olup akılda kâmil olun.[21] “Rab diyor: Yabancı dil adamları ile ve yabancıların dudakları ile bu kavma söyliyeceğim; ve böyle de beni dinlemiyecekler,” diye şeriatte yazılmıştır.[22] Bundan dolayı diller, iman edenlere değil, ancak iman etmiyenlere, fakat peygamberlik, iman etmiyenlere değil, ancak iman edenlere alâmet içindir.[23] İmdi eğer bütün kilise bir yere toplanır, ve hepsi dillerle söylerler, ve avamdan olanlar, yahut iman etmiyenler girerlerse: Çıldırıyorsunuz, demiyecekler mi?[24] Fakat eğer hepsi peygamberlik ederler, ve iman etmiyen, yahut avamdan olan biri girerse, hepsi tarafından ilzam, hepsi tarafından tahkik olunur;[25] yüreğinin gizli şeyleri belli olur; ve böylece gerçek Allah aranızdadır diye ikrar ederek yüz üstü kapanıp Allaha secde kılacaktır.[26] İmdi nedir, kardeşler? Toplandığınız zaman her birinin mezmuru var, talimi var, vahyi var, dili var, tercümesi var. Her şey bünyan için olsun.[27] Eğer dille söyliyen kimse olursa, iki yahut en çok üç kişi ve sıra ile olsun, ve biri tercüme etsin;[28] fakat eğer tercüman yok ise, kilisede sükût etsin, ve kendi kendine ve Allaha söylesin.[29] Ve iki veya üç peygamber söylesinler, ve diğerleri temyiz etsinler.[30] Fakat eğer başka bir oturana bir keşif olursa, birincisi sussun.[31] Çünkü hepiniz birer birer peygamberlik edebilirsiniz, ta ki hepsi öğrensinler, ve hepsi teşvik olunsunlar;[32] ve peygamberlerin ruhları peygamberlere tâbidirler;[33] çünkü Allah karışıklık değil, selâmet Allahıdır. Mukaddeslerin bütün kiliselerinde olduğu gibi,[34] kiliselerde kadınlar sükût etsinler; çünkü onlara söylemek için izin yoktur; ancak şeriatin de dediği gibi, tâbi olsunlar.[35] Ve eğer bir şey öğrenmek isterlerse, evde kendi kocalarına sorsunlar; çünkü kadına kilisede söylemek ayıptır.[36] Yahut Allahın kelâmı sizden mi çıktı? yahut yalnız size mi erişti?[37] Eğer bir kimse peygamber, yahut ruhanî olduğunu sanıyorsa, size yazdığım şeylerin Rabbin emri olduğunu anlasın.[38] Fakat eğer bir kimse cahilse, cahil olsun.[39] Bundan dolayı, kardeşlerim, peygamberlik etmeği gayretle isteyin, ve dillerle söylemeğe mani olmayın.[40] Fakat her şey münasip surette ve nizamla olsun.

Turkish Bible 2018
Bible Society in Turkey