A A A A A

2 Samuel 23:1-38
1. VE Davudun son sözleri şunlardır: Yessenin oğlu Davud diyor, Ve yükseğe çıkarılan adam, Yakubun Allahının mesihi, Ve İsrailin tatlı mezmur şairi diyor:
2. RABBİN Ruhu benim vasıtamla söyledi, Ve onun sözü benim dilim üzerinde idi.
3. İsrailin Allahı dedi, İsrailin Kayası bana söyledi: İnsanlar üzerine doğrulukla saltanat eden, Allah korkusu ile saltanat eden,
4. Bulutsuz bir sabah gibi, Güneş doğduğu zaman sabah nuru gibi olacaktır; Onun parıltısı yağmurdan sonra yerden taze ot bittirir.
5. Gerçek benim evim Allahla öyle değildir; Fakat benimle ebedî ahit kesti; Her şeyi düzgün ve emindir; Çünkü onu hattâ filizlendirmediği halde, O bütün kurtuluşum ve dileğimdir;
6. Fakat yaramazlar, onların hepsi atılacak dikenler gibi olacaklardır, Çünkü elle tutulamazlar;
7. Fakat onlara dokunan adam, Demirle ve mızrak sapı ile silâhlanmalıdır. Ve yerlerinde ateşle tamamen yakılacaklardır.
8. Davudun yiğitlerinin adları şunlardır: Üçlerin başı Tahkemonlu Yoşebbaşşebet, bir kerede vurulmuş sekiz yüz kişiye karşı olan Etsnî Adino o idi.
9. Ve ondan sonra Ahohî bir adamın oğlu Dodayın oğlu Eleazardı, cenk için oraya toplanmış olan Filistîlere meydan okudukları, ve İsrail adamları çekilip gittikleri zaman, Davudla beraber olan üç yiğitten biri idi.
10. O kalktı, ve eli yorulup kılıca yapışıncıya kadar Filistîleri vurdu; ve RAB o gün büyük kurtuluş yaptı; ve kavm ancak çapul almak için onun ardınca döndüler.
11. Ve ondan sonra Hararlı Agenin oğlu Şamma idi. Ve Filistîler bir bölük olarak toplandılar, ve orada mercimek dolu bir tarla parçası vardı; ve kavm Filistîlerin önünden kaçtı.
12. Fakat o, tarlanın ortasında durup onu müdafaa etti, ve Filistîleri vurdu; ve RAB büyük kurtuluş yaptı.
13. Ve baş Otuzlardan üçü indi, ve biçim vaktinde Davuda, Adullam mağarasına geldiler; ve Filistîlerin bölüğü Refaim deresinde ordugâh kurdular.
14. Ve Davud o zaman hisarda idi; ve Filistîlerin askeri o zaman Beyt-lehemde idi.
15. Ve Davud özliyip dedi: Keşke biri Beyt-lehemde, kapının yanında olan kuyudan bana su içirse!
16. Ve bu üç yiğit Filistîler ordusunu yardılar, ve kapının yanında olan Beyt-lehem kuyusundan su çektiler, ve onu alıp Davuda getirdiler; fakat ondan içmek istemedi, ve onu RABBE takdime olarak döktü.
17. Ve dedi: Ya RAB, bunu yapmak benden uzak olsun, canlarını tehlikeye koyup giden adamların kanını mı içeyim? Bundan dolayı içmek istemedi. Bu şeyleri üç yiğit yaptı.
18. Ve Yoabın kardeşi, Tseruyanın oğlu Abişay Üçlerin başı idi. Ve üç yüz kişiye karşı mızrağını kaldırıp onları öldürdü, ve onun üç yiğit arasında adı vardı.
19. Üç yiğitten en şereflisi değil mi idi? Ve onların reisi oldu; fakat birinci Üçlere erişmedi.
20. Kabtseelli cesur bir adamın oğlu, Yehoyadanın oğlu olup kuvvetli işler yapmış olan Benaya, Moablı Arielin iki oğlunu vurdu; bir de kar günü inip çukur içinde bir aslan vurdu.
21. Ve görünüşü güzel bir Mısırlıyı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı; ve onun yanına değnekle indi, ve Mısırlının elinden mızrağı çekip aldı, ve onu kendi mızrağı ile öldürdü.
22. Bu şeyleri Yehoyadanın oğlu Benaya yaptı; ve üç yiğit arasında adı vardı.
23. Otuzlardan daha şerefli idi, fakat birinci Üçlere erişmedi. Ve Davud onu muhafızlarının başına koydu.
24. Yoabın kardeşi Asahel Otuzlardan biri idi; Beyt-lehemli Dodonun oğlu Elhanan,
25. Harodlu Şamma, Harodlu Elika,
26. Paltî Helets, Tekoalı İkkeşin oğlu İra,
27. Anatotlu Abiezer, Huşalı Mebunnay,
28. Ahohî Tsalmon, Netofalı Maharay,
29. Netofalı Baananın oğlu Heleb, Benyamin oğulları Gibeasından Ribayın oğlu İttay,
30. Piratonlu Benaya, Gaaş vadilerinden Hidday,
31. Arbalı Abi-albon, Barhumlu Azmavet,
32. Şaalbonlu Elyahba, Yaşen oğulları, Yonatan,
33. Hararlı Şamma, Ararlı Şararın oğlu Ahiam,
34. Ahasbayın oğlu Elifelet Maakalının oğlu, Gilolu Ahitofelin oğlu Eliam.
35. Karmelli Hetsro, Arbalı Paaray,
36. Tsobalı Natanın oğlu İgal, Gadî Bani,
37. Ammonî Tselek, Beerotlu Naharay, Tseruyanın oğlu Yoabın silâhtarları,
38. İtrî İra, İtrî Gareb,

2 Samuel 24:1-25
1. VE İsraile karşı RABBİN öfkesi yine alevlendi, ve: Git, İsraili ve Yahudayı say, diye Davudu onlara karşı tahrik etti.
2. Ve kıral, yanında olan ordu başbuğu Yoaba dedi: Şimdi Dandan Beer-şebaya kadar İsrailin bütün sıptları arasında dolaş, ve kavmı sayın, ve kavmın sayısını bileyim.
3. Ve Yoab kırala dedi: Allahın RAB kavmı, ne kadarsa yüz kat daha artırsın; ve efendim kıralın gözleri görsün; fakat niçin bu şey efendim kıralın hoşuna gidiyor?
4. Fakat kıralın sözü Yoaba karşı, ve ordunun reislerine karşı galebe etti. Ve Yoabla ordunun reisleri, İsrail kavmını saymak için kıralın önünden çıktılar.
5. Ve Erdenden geçtiler, ve Gad vadisinin ortasında olan şehrin sağ tarafında, Aroerde kondular;
6. ve Yazere, ve Gileada, ve Tahtim-hodşi diyarına geldiler; ve Dan-yaana, ve çepçevre Saydaya geldiler,
7. ve Sur hisarına, ve Hivîlerin ve Kenânlıların bütün şehirlerine geldiler; ve Beer-şebada Yahuda Cenubuna çıktılar.
8. Ve bütün memlekette dolaştılar, ve dokuz ay yirmi günün sonunda Yeruşalime geldiler.
9. Ve Yoab yazılanların sayısını kırala verdi; ve İsrailde kılıç çeken sekiz yüz bin yiğit vardı; ve Yahuda adamları beş yüz bin kişi idi.
10. Ve kavmı saydıktan sonra Davudun yüreği kendisini rahatsız etti. Ve Davud RABBE dedi: Yaptığım işte büyük suç ettim; ve şimdi, ya RAB, niyaz ederim, bu kulunun günahını sil; çünkü çok akılsızlık ettim.
11. Ve Davud sabahlayın kalktı; ve Davudun Göreni Gad peygambere RABBİN şu sözü geldi:
12. Git ve Davuda söyle: RAB şöyle diyor: Senin önüne üç şey koyuyorum; kendin için onlardan birini seç de sana onu yapayım.
13. Ve Gad Davuda gelip ona bildirdi, ve kendisine dedi: Sana memleketinde yedi kıtlık yılı mı gelsin? yoksa düşmanların seni kovalarken onların önünde üç ay mı kaçarsın? yoksa memleketinde üç gün veba mı olsun? Şimdi düşün ve bak, beni gönderene ne cevap götüreyim?
14. Ve Davud Gada dedi: Çok sıkılıyorum; şimdi RABBİN eline düşelim; çünkü onun rahmetleri çoktur; ve insan eline düşmiyeyim.
15. Ve RAB sabahtan tayin olunan vakte kadar İsrailin üzerine veba gönderdi; ve Dandan Beer-şebaya kadar kavmdan yetmiş bin kişi öldü.
16. Ve melek Yeruşalimi helâk etmek için ona doğru elini uzatınca, RAB mücazattan nadim olup kavmı helâk eden meleğe: Yeter; şimdi elini çek, dedi. Ve RABBİN meleği Yebusî Aravnanın harman yerinin yanında bulunuyordu.
17. Ve kavmı vuran meleği gördüğü zaman, Davud RABBE söyledi, ve dedi: İşte, ben suç ettim, ve ben iğrilik ettim; fakat bu koyunlar, onlar ne yaptılar? niyaz ederim, senin elin bana karşı, ve babamın evine karşı olsun.
18. Ve o gün Gad Davuda geldi, ve ona dedi: Çık, Yebusî Aravnanın harman yerinde RABBE mezbah kur.
19. Ve Gadın sözüne göre Davud RABBİN emretmiş olduğu gibi çıktı.
20. Ve Aravna baktı, ve kıralla kullarının kendisine doğru gelmekte olduklarını gördü; ve Aravna çıktı, ve kırala yüz üstü yere kadar iğildi.
21. Ve Aravna dedi: Niçin efendim kıral bu kuluna geldi? Ve Davud dedi: RABBE mezbah kurmak üzre senden harman yerini satın almak için geldim ki, kavmın üzerinden veba kaldırılsın.
22. Ve Aravna Davuda dedi: Efendim kıral gözünde iyi olanı alsın, ve takdime arzetsin; işte, yakılan takdime olarak öküzler, ve odun olmak üzre dövenler, ve öküzlerin takımları;
23. ey kıral, Aravna bunların hepisini kırala veriyor. Ve Aravna kırala dedi: Allahın RAB senden razı olsun.
24. Ve kıral Aravnaya dedi: Hayır, fakat senden mutlaka bir bedel ile satın alacağım; ve Allahım RABBE hiçe mal olmuş yakılan takdimeler arzetmem. Ve Davud harman yerini ve öküzleri elli şekel gümüşe satın aldı.
25. Ve Davud orada RABBE bir mezbah yaptı, ve yakılan takdimeler ve selâmet takdimeleri arzetti. Ve RAB diyar için olan duaları kabul etti, ve İsrail üzerinde veba kaldırıldı.

Mezmurlar 68:7-10
7. Ey Allah, kavmının önünde çıktığın zaman, Çölde yürüdüğün zaman, [ Sela
8. Yer titredi ve gökler Allahın önünde damladı; Allahın, İsrailin Allahının önünde Sina bile titredi.
9. Sen iyi yağmurlar yağdırdın, ey Allah; Yorulduğu zaman mirasına kuvvet verdin.
10. Cemaatin onun içinde oturdu; Sen hakirlere iyiliğinden hazırladın, ey Allah.

Süleyman'ın Özdeyişleri 17:5-6
5. Fakirle istihza eden onu Yaratanı hor görür; Ve felâkete sevinen suçsuz tutulmaz.
6. Oğulların oğulları yaşlıların tacıdır; Ve oğulların izzeti babalarıdır.

Yuhanna 9:1-23
1. VE geçerken, anadan doğma kör bir adam gördü.
2. Şakirtleri ondan sordular: Rabbi, bu adamın kör doğması için kim günah işledi, bu mu, yoksa anası babası mı?
3. İsa cevap verdi: Ne bu günah işledi, ne de anası babası; ancak Allahın işleri onun üzerinde gösterilsin diye oldu.
4. Beni gönderenin işlerini gündüzken işlemek bize gerektir; gece geliyor, o zaman hiç kimse işliyemez.
5. Ben dünyada oldukça, dünyanın nuruyum.
6. Bu şeyleri dedikten sonra, yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı, çamuru onun gözlerine sürdü;
7. ve ona dedi: Git, Siloam (ki, Gönderilmiş, diye tercüme olunur) havuzunda yıkan. O da gidip yıkandı, ve görmekte olarak geldi.
8. O vakit komşuları, ve onun bir dilenci olduğunu önceden görmüş olanlar dediler: Oturup dilenen adam bu değil mi?
9. Kimi: Odur, dediler; kimi: Hayır, fakat ona benziyor, dediler. Kendisi: Benim, dedi.
10. Ve kendisine: Öyle ise, gözlerin nasıl açıldı? dediler.
11. O cevap verdi: İsa denilen adam çamur yapıp gözlerime sürdü, ve bana: Siloama git, yıkan, dedi; ben de gidip yıkandım; gözlerim açıldı.
12. Kendisine: O nerededir? dediler. Bilmiyorum, dedi.
13. Önceleri kör olan adamı Ferisilerin yanına götürdüler.
14. İsanın çamur yapıp onun gözlerini açtığı gün Sebt idi.
15. Nasıl gördüğünü Ferisiler de ondan yine sordular. O da kendilerine dedi: O benim gözlerime çamur koydu; yıkandım, ve görüyorum.
16. Bundan ötürü Ferisilerden bazıları dediler: Bu adam Allahtan değildir; çünkü Sebt gününü tutmuyor. Başkaları da dediler: Bir günahkâr böyle alâmetleri nasıl yapabilir? Onların arasında ayrılık oldu.
17. O vakit yine kör adama dediler: Gözlerini açan o adam için sen ne dersin? O da: Peygamberdir, dedi.
18. İmdi Yahudiler, gözleri açılmış olan adamın anasını ve babasını çağırıncıya kadar, onun kör olup da gözleri açılmış olduğuna inanmadılar.
19. Ve onlara sorup dediler: Kör doğdu dediğiniz oğlunuz bu mu? öyle ise, şimdi nasıl görüyor?
20. Anası babası cevap verip dediler: Bunun bizim oğlumuz olduğunu, ve kör doğduğunu biliyoruz;
21. fakat şimdi nasıl gördüğünü bilmiyoruz, yahut onun gözlerini kim açtığını bilmiyoruz; yaşını almıştır, ona sorun; kendisi için o söylesin.
22. Anası babası bu şeyleri söylediler, çünkü Yahudilerden korkuyorlardı; çünkü onun Mesih olduğunu kim ikrar ederse, havradan kovulsun diye Yahudiler zaten sözbirliği etmişlerdi.
23. Bunun için anası babası: Yaşını almıştır, ona sorun, dediler.