← 6 8 →

Vahiy 7

1

Bundan sonra yeryüzünün dört köşesinde duran dört melek gördüm. Bunlar dünyanın dört rüzgârını zapt ediyorlardı. Karaya, denize ya da herhangi bir ağaç üzerine rüzgâr essin istemiyorlardı.

2

Allah bu meleklere karaya ve denize zarar verme yetkisini vermişti. Sonra gündoğusundan çıkıp gelen başka bir melek gördüm. Bu melek, ebedî Allah’ın mührünü taşıyordu. Dört meleğe yüksek sesle haykırarak şöyle dedi:

3

“Biz Allahımız’ın kullarını alınlarından mühürleyeceğiz. O vakte kadar karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!”

4

Mühürlenenlerin sayısını işittim. İsrailoğullarının bütün aşiretlerinden 144,000 kişi mühürlenmişti:

5

Yahuda aşiretinden 12,000, Ruben aşiretinden 12,000, Gad aşiretinden 12,000,

6

Aşer aşiretinden 12,000, Naftali aşiretinden 12,000, Manaşşe aşiretinden 12,000,

7

Şimon aşiretinden 12,000, Levi aşiretinden 12,000, İssakar aşiretinden 12,000,

8

Zevulun aşiretinden 12,000, Yusuf aşiretinden 12,000, Benyamin aşiretinden 12,000 kişi mühürlenmişti.

9

Bundan sonra büyük bir kalabalık gördüm. Hiç kimsenin sayamayacağı kadardı. Kalabalığın arasında her milletten, her aşiretten, her halktan, her dilden insan vardı. Tahtın ve Kuzu’nun önünde duruyorlardı. Hepsi de beyaz kaftanlar giymişti, ellerinde hurma dalları vardı.

10

Yüksek sesle haykırarak şöyle diyorlardı: “Kurtarış, yalnız tahtta oturan Allahımız’a ve Kuzu’ya mahsustur!”

11

Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört mahlûkun etrafında duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapandılar, Allah’a secde edip şöyle dediler:

12

“Âmin! Hamt, izzet, hikmet, şükran, hürmet, kuvvet ve kudret ebetler ebedince Allahımız’a aittir! Âmin!”

13

Bu sırada ihtiyarlardan biri bana sordu: “Beyaz kaftan giymiş bu kişiler kim, nereden geldiler?”

14

“Sen bunu bilirsin efendim” dedim. Bana dedi ki, “Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir. Kaftanlarını Kuzu’nun kanıyla yıkamış, bembeyaz etmişlerdir.

15

Bunun için Allah’ın tahtı önünde duruyor, mabedinde gece gündüz O’na ibadet ediyorlar. Bundan böyle tahtta oturan Allah’ın himayesindedirler.

16

Artık acıkmayacak, artık susamayacaklar. Ne güneş onları çarpacak, ne de hiçbir kavurucu sıcak.

Turkish HADI Bible 2017
Easy To Read Version Year: 2017? No Info