← 14 16 →

Luka 15

1

Birçok vergici ve günahkâr görülen kişi İsa’yı dinlemeye geldi.

2

Ferisiler ve din âlimleri, “Bu adam günahkârları hoş karşılıyor, onlarla birlikte yiyor!” diye söylenmeye başladılar.

3

Bunun üzerine İsa onlara şu misali verdi:

4

“Farz edin sizden birinin yüz koyunu var, bir tanesi de kayboluyor. Ne yapar o kişi? Doksan dokuz koyunu kırlarda bırakıp kayıp koyunu bulana kadar aramaya devam etmez mi?

5

Onu bulunca sevinerek omuzlarına alır.

6

Evine dönünce arkadaşlarını ve komşularını çağırır, onlara, ‘Benimle sevinin, çünkü kayıp koyunumu buldum!’ der.

7

Şunu bilin ki, aynı şekilde tövbe eden tek bir günahkâr için semada sevinç olacaktır. Bu sevinç, tövbeye muhtaç olmayan doksan dokuz sâlih insan için duyulandan daha büyüktür.

8

“Farz edin bir kadının on gümüş parası var, bir tanesini de kaybediyor. Bir kandil yakar, evini süpürür, parayı bulana kadar her tarafı didik didik aramaz mı?

9

Parayı bulduğunda da dostlarını, komşularını çağırıp, ‘Sevincimi paylaşın, kaybettiğim parayı buldum!’ der.

10

Aynı şekilde, size diyorum, bir tek günahkâr tövbe ettiğinde Allah’ın melekleri sevinir.”

11

İsa, “Bir adamın iki oğlu varmış” dedi.

12

“Bunlardan küçük olanı babasına, ‘Baba, malından bana düşen payı şimdi istiyorum’ demiş. Baba da servetini iki oğlu arasında paylaştırmış.

13

“Birkaç gün sonra küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye gitmiş. Orada uçarı bir hayat sürerek varını yoğunu çarçur etmiş.

14

Her şeyini harcadıktan sonra o ülkede şiddetli bir kıtlık olmuş, bir lokma ekmeğe muhtaç kalmış.

15

Bunun üzerine o ülkenin vatandaşlarından birinin hizmetine girmiş. Adam onu domuz gütmek için otlaklarına yollamış.

16

Küçük oğul çaresizlikten domuzların yediği keçiboynuzunu bile yemeye razıymış, fakat kimse ona bir şey vermemiş.

17

“Nihayet aklı başına gelmiş ve şöyle demiş: ‘Babamın nice işçisinin bolca yiyeceği var, ben ise burada açlıktan ölüyorum!

18

Kalkıp babama gideceğim ve ona, ‘Baba, Allah’a ve sana karşı günah işledim.

19

Ben artık senin oğlun olarak anılmaya lâyık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et’ diyeceğim.

20

Böylece kalkıp babasının yanına dönmüş. Kendisi daha uzaktayken babası onu görmüş, yüreği sızlamış, koşup ona sarılmış ve öpmüş.

21

Oğlu ona, ‘Baba, Allah’a ve sana karşı günah işledim. Ben artık senin oğlun olarak anılmaya lâyık değilim’ demiş.

22

“Baba kölelerine şöyle demiş: ‘Çabuk olun! En iyi kaftanı getirip ona giydirin. Ayrıca parmağına yüzük takın, ayaklarına çarık giydirin.

23

Besili danamızı getirip kesin, yiyip eğlenelim!

24

Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, fakat tekrar hayata döndü! Kaybolmuştu, fakat şimdi bulundu!’ Böylece eğlenmeye başlamışlar.

25

“Babanın büyük oğlu ise tarladaymış. Eve yaklaşınca çalgı ve oyun seslerini duymuş.

26

Uşaklardan birini çağırıp ne olduğunu sormuş.

27

Uşak ona, ‘Kardeşin geri geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kestirdi’ demiş.

28

“Büyük oğul buna çok gücenmiş, eve girmek istememiş. Babası dışarı çıkıp ona gelmesi için yalvarmış.

29

O da babasına, ‘Bak, bunca yıl senin için köle gibi çalıştım. Hiçbir zaman emrinden çıkmadım, fakat sen bana arkadaşlarımla eğlenmek için bir oğlak bile vermedin.

30

Senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun geldi diye besili danayı kestirdin!’ demiş.

31

“Babası ona, ‘Evladım, sen her zaman yanımdasın, neyim varsa senindir.

32

Fakat bu, kutlanıp mutlu olunacak bir gün, çünkü kardeşin ölmüştü, şimdi hayata döndü. Kaybolmuştu, şimdi bulundu’ demiş.”

Turkish HADI Bible 2017
Easy To Read Version Year: 2017? No Info