← 23 25 →

Matta 24

1

İsa mabetten çıkmış gidiyordu. Yolda giderken şakirtleri yanına geldiler; dikkatini mabedin muhteşem binalarına çekmek istediler.

2

İsa onlara şöyle cevap verdi: “Bütün bunları görüyorsunuz değil mi? Emin olun, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”

3

İsa Zeytin Dağı’na çıktı. Şakirtleri tek başlarına O’na geldiler, “Bize söyle, bunlar ne zaman olacak? Gelişinin ve bu çağın sonunun alâmeti ne olacak?” diye sordular.

4

İsa şöyle dedi: “Dikkat edin, kimse sizi saptırmasın.

5

Birçokları ortaya çıkıp benim adımı kullanacak. ‘Ben Mesih’im’ diyecekler. Birçok kişiyi saptıracaklar.

6

Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın! Bunların olması lazımdır. Fakat bu, henüz çağın sonu değildir.

7

Millet millete, devlet devlete savaş açacak. Yer yer kıtlıklar ve depremler olacak.

8

Bütün bunlar, doğum yapmak üzere olan kadının ilk sancıları gibi, büyük sıkıntıların başlangıcıdır.

9

“O zaman size eziyet edecekler, hatta öldürecekler. Benim şakirtlerim olduğunuz için bütün halklar sizden nefret edecek.

10

O zaman birçokları imandan dönecek; birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler.

11

Pek çok sahte peygamber ortaya çıkacak, birçok insanı saptıracaklar.

12

Kötülükler çoğalacak, bu yüzden birçok insanın sevgisi soğuyacak.

13

Fakat sona kadar dayanan kurtulacaktır.

14

Semavî Hükümranlığın müjdesi bütün dünyada duyurulacaktır. Bu müjde bütün halklara bir şahitlik olacak ve bundan sonra son gelecektir.

15

“Daniel Peygamber, ‘yıkıcı iğrenç şey’den söz etmişti. Bu şeyi mabedin mukaddes yerinde gördüğünüz zaman -okuyan anlasın-

16

Yahudiye’de olanlar dağlara kaçsın.

17

Damda olan, evdeki eşyalarını almak için bile aşağı inmesin;

18

tarlada çalışan, abasını almak için eve dönmesin.

19

O gün hamile olan ya da çocuk emziren kadınların vay haline!

20

Dua edin, kaçışınız kışa ya da Şabat Günü’ne rastlamasın.

21

O günler çok sıkıntılı olacak. Böylesi dünyanın başlangıcından beri görülmemiş ve bir daha asla görülmeyecektir.

22

Dahası, eğer Allah o günleri kısaltmasaydı hiç kimse sağ kalamazdı. Fakat Allah o günleri, seçtiği kişilerin hatırına kısaltmıştır.

23

“O günlerde biri size, ‘İşte Mesih burada’, ya da, ‘İşte şurada’ derse, inanmayın.

24

Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek. Bunlar insanları saptırmak için büyük mucizeler ve alâmetler yapacaklar. Ellerinden gelse Allah’ın seçtiği kulları da saptıracaklar.

25

İşte, sizi önceden uyarıyorum.

26

Size, ‘Bakın! Mesih kırda’ derlerse, gitmeyin. ‘Bakın! Gizli yerde saklanıyor!’ derlerse inanmayın.

27

Çünkü doğuda çakıp batıyı aydınlatan şimşek nasılsa, İnsanoğlu’nun gelişi de öyle olacaktır.

28

Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.

29

“O günlerdeki sıkıntının hemen ardından, Güneş kararacak, ay ışık vermez olacak, Yıldızlar gökten düşecek, semavî cisimler sarsılacak.

30

“O zaman İnsanoğlu’nun alâmeti gökte görülecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek. İnsanoğlu’nun kudretle ve büyük ihtişamla bulutlar üzerinde geldiğini görecekler.

31

İnsanoğlu, güçlü bir borazan sesiyle meleklerini gönderecek. Melekler, O’nun seçtiklerini göğün bir ucundan diğerine kadar, dünyanın dört bir yanından toplayacaklar.

32

“İncir ağacından ders alın. Dalları yeşillenip yapraklanınca yaz mevsiminin yaklaştığını anlarsınız.

33

Aynı şekilde, bütün bu olayları gördüğünüz zaman, bilin ki Semavî Hükümranlık yaklaştı, kapıdadır.

34

Emin olun, bütün bu şeyler olmadan bu nesil yok olmayacak.

35

Yer ve gök ortadan kalkacak, fakat benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.

36

“Fakat o günü ve saati kimse bilmez; cennetteki melekler ve semavî Oğul bile bilmez. Yalnızca semavî Baba bilir.

37

Nuh Nebi’nin zamanında nasıl olduysa İnsanoğlu’nun gelişinde de öyle olacak.

38

Tufandan önceki günlerde insanlar yiyor, içiyor, evleniyorlardı. Nuh’un gemiye bindiği güne kadar bu böylece sürdü.

39

Tufan gelip hepsini silip süpürene kadar her şeyden habersizdiler. İnsanoğlu’nun gelişi de böyle olacak.

40

O gün tarlada çalışan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak.

41

Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.

42

“Bu yüzden uyanık kalın. Çünkü Efendiniz’in ne gün geleceğini bilemezsiniz.

43

Şunu iyi bilin: Ev sahibi hırsızın geleceği saati bilse uyumaz, evinin soyulmasına izin vermez.

44

Bu sebeple siz de her an hazır olun, zira İnsanoğlu hiç ummadığınız bir anda gelecektir.

45

“Sadık ve akıllı bir köle düşünün. Efendisi onu diğer kölelerin başına getirir ve onlara zamanında yiyecek vermekle vazifelendirir.

46

Efendisi eve döndüğünde iş başında bulacağı o köleye ne mutlu!

47

Emin olun, efendisi onu bütün mallarının başına koyacak.

48

“Diğer taraftan kötü niyetli bir köle düşünün. Bu köle içinden, ‘Efendimin gelişine çok var’ der.

49

Diğer köleleri dövmeye ve sarhoşlarla yiyip içmeye koyulur.

50

Efendisi ummadığı bir anda gelecek;

51

onu şiddetle cezalandıracak ve ikiyüzlülerin yanına atacaktır. Orada feryat ve figan olacaktır!”

Turkish HADI Bible 2017
Easy To Read Version Year: 2017? No Info