Yeni Ahit
Turkish HADI Bible 2017
← 12

Matta 13

14 →
1

Aynı gün İsa evden ayrıldı ve göl kıyısında oturdu.

2

Çevresine büyük bir kalabalık toplanınca bir tekneye bindi. Kalabalık kıyıda duruyordu.

3

Onlara misaller yardımıyla birçok şey anlattı. Şöyle dedi: “Çiftçinin biri tohum ekmeye çıkmış.

4

Serptiği tohumların bir kısmı yol kenarına düşmüş. Kuşlar gelip bunları bir çırpıda yiyip bitirmiş.

5

Bir kısmı toprağın az olduğu taşlık yerlere düşmüş. Toprak derin olmadığından bunlar çabucak filiz vermiş.

6

Fakat güneş tepeye çıkınca filizler kavrulmuş. Kökleri cılız olduğundan kuruyup ölmüşler.

7

Bir kısmı dikenler arasına düşmüş. Dikenler büyümüş, filizleri boğmuş.

8

Bir kısmı da iyi toprağa düşmüş. Bunlar otuz, altmış, hatta yüz kat ürün vermiş.

9

Kulağı olan işitsin.”

10

Şakirtler İsa’ya geldiler; “Halka neden misallerle konuşuyorsun?” diye sordular.

11

İsa şöyle cevap verdi: “Semavî Hükümranlık’la ilgili sırlar size açıklandı, fakat onlara açıklanmadı.

12

Bu sırları anlayana daha fazlası açıklanacak, bolca açıklanacak; anlamayan ise sahip olduğunu da kaybedecek.

13

İşte bu sebeple misallerle konuşuyorum. Çünkü gördükleri halde gerçekte görmezler, duydukları halde gerçekte duymaz ve anlamazlar.

14

Böylece Yeşaya Peygamber’in şu sözleri onlar için yerine gelmiş olur: ‘Duyacak duyacak, anlamayacaksınız. Bakacak bakacak, görmeyeceksiniz.

15

Çünkü bu halkın zihni köreldi, kulaklarını tıkayıp gözlerini kapadılar. Böyle yaptılar ki, gözleri görmesin, kulakları duymasın, zihinleri anlamasın ve bana dönüp şifa bulmasınlar.’

16

“Fakat size ne mutlu! Çünkü gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor.

17

Emin olun, birçok peygamber ve sâlih kişiler sizin gördüklerinizi görmek istedi, fakat göremedi; duyduklarınızı duymak istedi, fakat duyamadı.

18

“Şimdi tohum eken çiftçi misalinin ne anlama geldiğini dinleyin:

19

“Bir kimse Semavî Hükümranlık’la ilgili kelâmı işitir ve anlamazsa, Şeytan gelir, onun kalbine ekileni söküp atar. Yol kenarına düşen tohumlar bu anlama gelir.

20

“Taşlık yerlere düşen tohum, Allah’ın kelâmını işiten ve hemen sevinçle kabul eden kişiyi temsil eder.

21

Fakat o kişi yüreğinde kelâmın kök salmasına izin vermez; kısa bir süre dayanır. Kelâm yüzünden sıkıntı ya da zulümle karşılaştığında hemen imandan döner.

22

“Dikenler arasına düşen tohum, kelâmı işiten, fakat dünyevî uğraşların kaygısı ve zengin olma hırsıyla aldanan kişiyi temsil eder. Onun kalbinde kelâm boğulur, hiç ürün vermez.

23

“İyi toprağa ekilen tohum kelâmı işiten, anlayan ve gerçekten verimli olan kişiyi temsil eder. Böylesi otuz, altmış, hatta yüz kat ürün verir.”

24

İsa onlara başka bir misal anlattı. “Semavî Hükümranlık, tarlasına iyi tohum eken bir adama benzer” dedi.

25

“İnsanlar uykudayken adamın düşmanı gelmiş, buğdayın arasına delice ekip gitmiş.

26

Buğdaylar başak verip olgunlaştığı zaman, deliceler de ortaya çıkmış.

27

Adamın köleleri geldiler, ‘Efendimiz, sen tarlana iyi tohum ekmiştin. Öyleyse bu deliceler nereden geldi?’ demişler.

28

“Adam onlara, ‘Bunu düşman yaptı’ demiş. “Köleler, ‘Gidip deliceleri koparmamızı ister misin?’ diye sormuşlar.

29

“Adam şöyle cevap vermiş: ‘Hayır! Çünkü deliceleri koparırken, buğdayı da sökersiniz.

30

Bırakın, hasat zamanı gelene kadar birlikte büyüsünler. Hasat vakti gelince orakçılara önce deliceleri toplayın, yakılmak üzere demet yapın, sonra buğdayı toplayıp ambarıma yığın diyeceğim.’”

31

İsa onlara bir misal daha anlattı: “Semavî Hükümranlık, bir adamın tarlasına ektiği hardal tohumuna benzer.

32

Hardal tohumu, bütün tohumların en küçüğüdür. Fakat geliştiği zaman diğer bahçe bitkilerinden büyük olur. Kuşlar gelir, dallarında barınır.”

33

İsa, bir başka misal anlattı: “Semavî Hükümranlık, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Bu maya bütün hamuru kabartır.”

34

İsa halka bütün bunları misallerle anlattı. Misal vermeden onlara hiçbir şey anlatmadı.

35

Böylece Allah’ın eski bir peygamberin ağzından söylediği şu sözler yerine geldi: “Misallerle konuşacağım. Dünya yaratıldığından beri gizli tutulan şeyleri açıklayacağım.”

36

Sonra İsa halktan ayrılıp eve gitti. Şakirtleri O’nun yanına geldiler, “Deliceler misalini bize açıkla” dediler.

37

İsa onlara şu cevabı verdi: “İyi tohum eken İnsanoğlu’dur.

38

Tarla dünyadır. İyi tohum Semavî Hükümranlığa ait olanları, deliceler ise Şeytan’ın emrinde olanları temsil eder.

39

Deliceleri eken düşman da Şeytan’dır. Hasat dünyanın sonu, orakçılar da meleklerdir.

40

“Deliceler nasıl toplanıp yakılıyorsa, dünyanın sonunda da öyle olacaktır.

41

İnsanoğlu meleklerini gönderecek. Melekler insanları yoldan çıkaran ve kötülük yapan herkesi O’nun Hükümranlığı’ndan toplayıp

42

kızgın ocağa atacaklar. Orada feryat ve figan olacaktır.

43

Sâlihler ise semavî Baba’nın Hükümranlığı’nda güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin.”

44

“Semavî Hükümranlık, tarlada gömülü defineye benzer. Bir adam bu defineyi bulur ve saklamak için yeniden gömer. Adam çok sevinir. Gidip sahip olduğu her şeyi satar ve o tarlayı satın alır.

45

“Semavî Hükümranlık ayrıca nadide inciler arayan bir tüccara benzer.

46

Tüccar çok kıymetli bir inci bulur. Gidip sahip olduğu her şeyi satar ve o inciyi satın alır.”

47

“Yine Semavî Hükümranlık, göle atılan ve çeşit çeşit balıklar tutan ağa benzer.

48

Ağ balıkla dolduğu zaman balıkçılar onu kıyıya çeker. Sonra oturur, balıkların iyi olanlarını seçip kovalara doldururlar. Fakat işe yaramayanları atarlar.

49

Dünyanın sonunda da böyle olacaktır. Melekler gelecek, zalimleri sâlihlerin arasından ayıracak

50

ve onları kızgın ocağa atacaklar. Orada feryat ve figan olacaktır!”

51

İsa şakirtlerine, “Bütün bunları anlıyor musunuz?” diye sordu. Onlar da, “Evet” cevabını verdiler.

52

İsa onlara şöyle dedi: “İşte böylece Semavî Hükümranlığın şakirdi olan her Tevrat âlimi, hazine sandığından eski şeylerle birlikte yenilerini de çıkaran ev sahibine benzer.”

53

İsa bu misalleri anlattıktan sonra o yerden ayrıldı,

54

memleketine gitti. Oradaki havrada vaaz etmeye başladı. Herkes hayrete düştü. Birbirlerine sordular: “Bu hikmete ve mucizevi kudrete nasıl sahip oldu?

55

Bu adam marangozun oğlu değil mi? Annesinin adı Meryem değil mi? Kardeşleri Yakub, Yusuf, Simun ve Yahuda değil mi?

56

Kız kardeşleri bu şehirde yaşamıyor mu? Peki, o zaman bütün bunları nasıl yapıyor?”

57

İsa’yı ve yaptıklarını kabul etmek onlara zor geliyordu. Fakat İsa onlara, “Bir peygamber, kendi memleketi ya da ev halkı hariç, gittiği her yerde saygı görür” dedi.

58

İmansızlıklarından dolayı orada fazla mucize yapmadı.

Turkish HADI Bible 2017
Easy To Read Version Year: 2017? No Info