Bir yıl içinde İncil
Nisan 23


Yasa'nın Tekrarı 25:1-19
1. Kişiler arasında bir sorun çıktığında, taraflar mahkemeye gittiğinde, yargıçlar davaya bakacak; suçsuzu aklayacak, suçluyu cezaya çarptıracaklar.
2. Eğer suçlu kişi kamçılanmayı hak ettiyse, yargıç onu yere yatırtacak ve önünde suçu oranında sayıyla kamçılatacak.
3. Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.
4. Harman döven öküzün ağzını bağlamayacaksın.
5. Birlikte oturan kardeşlerden biri oğlu olmadan ölürse, ölenin dulu aile dışından biriyle evlenmemeli. Ölenin kardeşi dul kalan kadına gidecek. Onu kendine karı olarak alacak, ona kayınbiraderlik görevini yapacak.
6. Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrailden silinmesin.
7. Ama adam kardeşinin dul karısıyla evlenmek istemiyorsa, dul kadın kent kapısında görev yapan ileri gelenlere gidip şöyle diyecek: Kayınbiraderim İsrailde kardeşinin adını yaşatmayı kabul etmiyor. Bana kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor.
8. Kentin ileri gelenleri adamı çağırıp onunla konuşacaklar. Eğer adam, Onunla evlenmek istemiyorum diye üstelerse,
9. kardeşinin dul karısı ileri gelenlerin önünde adamın yanına gidecek, onun ayağındaki çarığı çıkaracak, yüzüne tükürecek ve, Kardeşine soy yetiştirmek istemeyen adama böyle yapılır diyecek.
10. Adamın soyu İsrailde Çarığı çıkarılanın soyu diye bilinecek.
11. Eğer iki adam kavgaya tutuşur da birinin karısı kocasını dövenin elinden kurtarmak için gelip elini uzatır, öbür adamın erkeklik organını tutarsa,
12. kadının elini keseceksiniz; ona acımayacaksınız.
13. Torbanızda biri ağır, öbürü hafif iki türlü tartı olmayacak.
14. Evinizde biri büyük, öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.
15. Tartınız da ölçünüz de eksiksiz ve doğru olacak. Öyle ki, Tanrınız RABbin size vereceği ülkede ömrünüz uzun olsun.
16. Tanrınız RAB bunları yapandan da, haksızlık edenden de tiksinir. ölçek.
17. Siz Mısırdan çıktıktan sonra Amaleklilerin yolda size neler yaptığını anımsayın.
18. Siz yorgun ve bitkinken yolda size saldırdılar; geride kalan bütün güçsüzleri öldürdüler. Tanrıdan korkmadılar.
19. Tanrınız RAB mülk edinmek için miras olarak size vereceği ülkede sizi çevrenizdeki bütün düşmanlardan kurtarıp rahata kavuşturunca, Amalekliler'in anısını gökler altından sileceksiniz. Bunu unutmayın!

Yasa'nın Tekrarı 26:1-19
1. Tanrınız RABbin miras olarak size vereceği ülkeye girip orayı mülk edinerek yerleştiğinizde,
2. Tanrınız RABbin size vereceği ülkenin topraklarından topladığınız bütün ürünlerin ilk yetişenlerini alıp sepete koyacaksınız. Sonra Tanrınız RABbin adını yerleştirmek için seçeceği yere gideceksiniz.
3. O dönemde görevli kâhine gidip, RABbin bize ant içerek atalarımıza söz verdiği ülkeye geldiğimi Tanrın RABbe bugün bildiriyorum diyeceksiniz.
4. Kâhin sepeti elinizden alıp Tanrınız RABbin sunağının önüne koyacak.
5. Sonra Tanrınız RABbin önünde şu açıklamayı yapacaksınız: Babam göçebe bir Aramlıydı. Sayıca az kişiyle Mısıra gidip orada yaşamaya başladı. Orada büyük, güçlü, kalabalık bir ulus oldu.
6. Mısırlılar bize kötü davranarak baskı yaptılar. Bizi ağır işlere zorladılar.
7. Atalarımızın Tanrısı RABbe yakardık. RAB yakarışımızı duydu; çektiğimiz sıkıntıyı, emeği, bize yapılan baskıyı gördü.
8. Bunun üzerine güçlü elle, kudretle, büyük ve ürkütücü olaylarla, belirtilerle, şaşılası işlerle bizi Mısırdan çıkardı.
9. Bizi buraya getirdi; bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi bize verdi.
10. Şimdi, ya RAB, bize verdiğin toprağın ürününün ilk yetişenini getiriyorum. Sonra sepeti Tanrınız RABbin önüne koyup Onun önünde yere kapanacaksınız.
11. Sizler, Levililer ve aranızda yaşayan yabancılar Tanrınız RABbin size ve ailenize verdiği bütün iyi şeyler için sevineceksiniz.
12. Üçüncü yıl, ondalığı verme yılı, bütün ürününüzün ondalığını bir yana ayırın. Ayırma işini bitirdiğinizde, ondalığı Levililere, yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara vereceksiniz. Öyle ki, onlar da kentlerinizde yiyip doysunlar.
13. Sonra Tanrınız RABbe, Bana buyurduğun gibi, RABbe ayırdıklarımı evden çıkarıp Levililere, yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara verdim diyeceksiniz, Buyruklarından ayrılmadım, hiç birini unutmadım.
14. Ne yas tutarken ayırdıklarımdan yedim, ne dinsel açıdan kirliyken onlara dokundum, ne de ölülere sundum. Tanrım RABbin sözüne kulak verdim. Bana bütün buyurduklarını yaptım.
15. Kutsal konutundan, göklerden aşağıya bak! Halkın İsraili ve atalarımıza içtiğin ant uyarınca bize verdiğin ülkeyi, süt ve bal akan ülkeyi kutsa.
16. Bugün Tanrınız RAB bu kurallara, ilkelere uymanızı buyuruyor. Onlara bütün yüreğinizle, canınızla uymaya dikkat edin.
17. Bugün RABbin Tanrınız olduğunu, Onun yollarında yürüyeceğinizi, kurallarına, buyruklarına, ilkelerine uyacağınızı, Onun sözünü dinleyeceğinizi açıkladınız.
18. Bugün RAB, size verdiği söz uyarınca, öz halkı olduğunuzu açıkladı. Bütün buyruklarına uyacaksınız.
19. Tanrınız RAB sizi övgüde, ünde, onurda yarattığı bütün uluslardan üstün kılacağını, verdiği söz uyarınca kendisi için kutsal bir halk olacağınızı açıkladı.

Mezmurlar 39:7-11
7. Ne bekleyebilirim şimdi, ya Rab? Umudum sende.
8. Kurtar beni bütün isyanlarımdan, Aptalların hakaretine izin verme.
9. Sustum, açmayacağım ağzımı; Çünkü sensin bunu yapan.
10. Uzaklaştır üzerimden yumruklarını, Tokadının altında mahvoldum.
11. Sen insanı suçundan ötürü Azarlayarak yola getirirsin, Güve gibi tüketirsin sevdiği şeyleri. Her insan bir soluktur sadece. |iSela

Süleyman'ın Özdeyişleri 13:4-6
4. Tembel canının çektiğini elde edemez, Çalışkanın istekleriyse tümüyle yerine gelir.
5. Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.
6. Doğruluk dürüst yaşayanı korur, Kötülük günahkârı yıkar.

Luka 6:1-26
1. Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri başakları koparıyor, avuçlarında ufalayıp yiyorlardı.
2. Ferisilerden bazıları, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorsunuz? dediler.
3. İsa onlara şöyle karşılık verdi: Davutla yanındakiler acıkınca Davutun ne yaptığını okumadınız mı?
4. Tanrının evine girdi, kâhinlerden başkasının yemesi yasak olan adak ekmeklerini alıp yedi ve yanındakilere de verdi.
5. Sonra İsa onlara, İnsanoğlu Şabat Gününün de Rabbidir dedi.
6. Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.
7. İsayı suçlamak için fırsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Şabat Günü hastaları iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.
8. İsa, onların ne düşündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, Ayağa kalk, öne çık dedi. O da kalktı, orta yerde durdu.
9. İsa onlara, Size sorayım dedi, Kutsal Yasaya göre Şabat Günü iyilik yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, öldürmek mi?
10. Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, Elini uzat dedi. Adam elini uzattı, eli yine sapasağlam oluverdi.
11. Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarında İsaya ne yapabileceklerini tartışmaya başladılar.
12. O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.
13. Gün doğunca öğrencilerini yanına çağırdı ve onların arasından, elçi diye adlandırdığı şu on iki kişiyi seçti: Petrus adını verdiği Simun, onun kardeşi Andreas, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup, Yurtsever diye tanınan Simun, Yakup oğlu Yahuda ve İsaya ihanet eden Yahuda İskariot.
14.
15.
16.
17. İsa bunlarla birlikte aşağı inip düzlük bir yerde durdu. Öğrencilerinden büyük bir kalabalık ve bütün Yahudiyeden, Yeruşalimden, Surla Sayda yakınlarındaki kıyı bölgesinden gelen büyük bir halk topluluğu da oradaydı.
18. İsayı dinlemek ve hastalıklarına şifa bulmak için gelmişlerdi. Kötü ruhlar yüzünden sıkıntı çekenler de iyileştiriliyordu.
19. Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.
20. İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi: Ne mutlu size, ey yoksullar! Çünkü Tanrının Egemenliği sizindir.
21. Ne mutlu size, şimdi açlık çekenler! Çünkü doyurulacaksınız. Ne mutlu size, şimdi ağlayanlar! Çünkü güleceksiniz.
22. İnsanoğluna bağlılığınız yüzünden İnsanlar sizden nefret ettikleri, Sizi toplum dışı edip aşağıladıkları Ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman Ne mutlu size!
23. O gün sevinin, coşkuyla zıplayın! Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür. Nitekim onların ataları da Peygamberlere böyle davrandılar.
24. Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!
25. Vay halinize, şimdi karnı tok olan sizler, Çünkü açlık çekeceksiniz! Vay halinize, ey şimdi gülenler, Çünkü yas tutup ağlayacaksınız!
26. Bütün insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman, Vay halinize! Çünkü onların ataları da Sahte peygamberlere böyle davrandılar.