İncil Okuma Planı
Mayıs 27


1 Samuel 4:1-21
1. Samuelin sözü bütün İsrailde yayıldı. yayıldı, Septuaginta O günlerde Filistliler İsraillilerle savaşmak üzere toplandılar. İsrailliler Filistlilerle savaşmak üzere yola çıktılar. İsrailliler Even-Ezerde, Filistliler de Afekte ordugah kurdu.
2. Filistliler İsraile karşı savaş düzenine girdiler. Savaş her yere yayılınca, Filistliler İsraillileri bozguna uğrattı. Savaş alanında dört bine yakın İsrailliyi öldürdüler.
3. Askerler ordugaha dönünce, İsrailin ileri gelenleri, Neden bugün RAB bizi Filistlilerin önünde bozguna uğrattı? diye sordular, RABbin Antlaşma Sandığını Şilodan buraya getirelim ki, aramıza geldiğinde bizi düşmanlarımızın elinden kurtarsın.
4. Halk Şiloya adamlar gönderdi. Keruvlar arasında taht kurmuş, Her Şeye Egemen RABbin Antlaşma Sandığını oradan getirdiler. Elinin iki oğlu, Hofni ile Pinehas da Tanrının Antlaşma Sandığının yanındaydılar.
5. RABbin Antlaşma Sandığı ordugaha varınca, bütün İsrailliler öyle yüksek sesle bağırdılar ki, yer yerinden oynadı.
6. Filistliler bağrışmaları duyunca, İbranilerin ordugahındaki bu yüksek bağrışmaların anlamı ne? diye sordular. RABbin Sandığının ordugaha getirildiğini öğrenince,
7. korkarak, Tanrılar ordugaha gelmiş dediler, Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.
8. Vay başımıza! Bu güçlü tanrıların elinden bizi kim kurtarabilir? Çölde Mısırlıları her tür belaya çarptıran tanrılar bunlar.
9. Güçlü olun, ey Filistliler! Yiğitçe davranın! Yoksa, İbraniler size nasıl boyun eğdiyse, siz de onlara öyle boyun eğeceksiniz. Bu yüzden yiğitçe davranın ve savaşın!
10. Böylece Filistliler savaşıp İsraillileri bozguna uğrattılar. İsraillilerin hepsi evlerine kaçtı. Yenilgi öyle büyüktü ki, İsrailliler otuz bin yaya asker yitirdi,
11. Tanrının Sandığı alındı, Elinin iki oğlu, Hofni ile Pinehas öldü.
12. Benyaminli bir adam savaş alanından koşarak aynı gün Şiloya ulaştı. Giysileri yırtılmış, başı toz toprak içindeydi.
13. Adam Şiloya vardığında, Tanrının Sandığı için yüreği titreyen Eli, yol kenarında bir sandalyeye oturmuş, kaygıyla bekliyordu. Adam kente girip olup bitenleri anlatınca, kenttekilerin tümü haykırdı.
14. Eli haykırışları duyunca, Bu gürültünün anlamı ne? diye sordu. Adam olanları Eliye bildirmek için hemen onun yanına geldi.
15. O sırada Eli doksan sekiz yaşındaydı. Gözleri zayıflamış, göremiyordu.
16. Adam Eliye, Ben savaş alanından geliyorum dedi, Savaş alanından bugün kaçtım. Eli, Ne oldu, oğlum? diye sordu.
17. Haber getiren adam şöyle yanıtladı: İsrailliler Filistlilerin önünden kaçtı. Askerler büyük bir yenilgiye uğradı. İki oğlun, Hofniyle Pinehas öldü. Tanrının Sandığı da ele geçirildi.
18. Adam Tanrının Sandığından söz edince, Eli sandalyeden geriye, kapının yanına düştü. Yaşlı ve şişman olduğundan boynu kırılıp öldü. İsrail halkını kırk yıl süreyle yönetmişti.
19. Elinin gelini -Pinehasın karısı- gebeydi, doğurmak üzereydi. Tanrının Sandığının ele geçirildiğini, kayınbabasıyla kocasının öldüğünü duyunca birden sancıları tuttu, yere çömelip doğurdu.
20. Ölmek üzereyken ona yardım eden kadınlar, Korkma, bir oğlun oldu dediler. Ama o aldırmadı, karşılık da vermedi.
21. Tanrının Sandığı ele geçirilmiş, kayınbabasıyla kocası ölmüştü. Bu yüzden, Yücelik İsrailden ayrıldı! diyerek çocuğa İkavotfı adını verdi.

1 Samuel 5:1-12
1. Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.
2. Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.
3. Ertesi gün erkenden kalkan Aşdotlular, Dagonu RABbin Sandığının önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Dagonu alıp yerine koydular.
4. Ama ertesi sabah erkenden kalktıklarında, Dagonu yine RABbin Sandığının önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Bu kez Dagonun başıyla iki eli kırılmış, eşiğin üzerinde duruyordu; yalnızca gövdesi kalmıştı.
5. Dagon kâhinleri de, Aşdottaki Dagon Tapınağına bütün gelenler de bu yüzden bugün de tapınağın eşiğine basmıyorlar.
6. RAB Aşdotluları ve çevrelerindeki halkı ağır biçimde cezalandırdı; onları urlarla cezalandırıp sıkıntıya soktu. Ülkelerinde fareler göründü. Kentin her yanına ölüm saçmaya başladı.
7. Aşdotlular olup bitenleri görünce, İsrail Tanrısının Sandığı yanımızda kalmamalı; çünkü O bizi de, ilahımız Dagonu da ağır bir biçimde cezalandırıyor dediler.
8. Bunun üzerine ulaklar gönderip bütün Filist beylerini çağırttılar ve, İsrail Tanrısının Sandığını ne yapalım? diye sordular. Filist beyleri, İsrail Tanrısının Sandığı Gata götürülsün dediler. Böylece İsrail Tanrısının Sandığını Gata götürdüler.
9. Ama sandık oraya götürüldükten sonra, RAB o kenti de cezalandırdı. Kenti çok büyük bir korku sardı. RAB kent halkını, büyük küçük herkesi urlarla cezalandırdı.
10. Bu yüzden Tanrının Sandığını Ekrona gönderdiler. Tanrının Sandığı kente girer girmez Ekronlular, Bizi ve halkımızı yok etmek için İsrail Tanrısının Sandığını bize getirdiler! diye bağırdılar.
11. Bütün Filist beylerini toplayarak, İsrail Tanrısının Sandığını buradan uzaklaştırın dediler, Sandık yerine geri gönderilsin; öyle ki, bizi de halkımızı da yok etmesin. Çünkü kentin her yanını ölüm korkusu sarmıştı. Tanrının onlara verdiği ceza çok ağırdı.
12. Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.

Mezmurlar 54:1-7
1. Ey Tanrı, beni adınla kurtar, Gücünle akla beni!
2. Ey Tanrı, duamı dinle, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.
3. Çünkü küstahlar bana saldırıyor, Zorbalar canımı almak istiyor, Tanrıya aldırmıyorlar. |iSela
4. İşte Tanrı benim yardımcımdır, Tek desteğim Rabdir.
5. Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.
6. Ya RAB, sana gönülden bir kurban sunacağım, Adına şükredeceğim, çünkü adın iyidir.
7. Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.

Süleyman'ın Özdeyişleri 15:12-13
12. Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.
13. Mutlu yürek yüzü neşelendirir, Acılı yürek ruhu ezer.

Luka 21:1-19
1. İsa başını kaldırdı ve bağış toplanan yerde bağışlarını bırakan zenginleri gördü.
2. Yoksul bir dul kadının oraya iki bakır para attığını görünce, Size gerçeği söyleyeyim dedi, Bu yoksul dul kadın herkesten daha çok verdi.
3.
4. Çünkü bunların hepsi kutuya, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksulluğuna karşın, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.
5. Bazı kişiler tapınağın nasıl güzel taşlar ve adaklarla süslenmiş olduğundan söz edince İsa, Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak! dedi.
6.
7. Onlar da, Peki, öğretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak? diye sordular.
8. İsa, Sakın sizi saptırmasınlar dedi. Birçokları, Ben Oyum ve Zaman yaklaştı diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin.
9. Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.
10. Sonra onlara şöyle dedi: Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak.
11. Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.
12. Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız.
13. Bu size tanıklık etme fırsatı olacak.
14. Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun.
15. Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek.
16. Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler.
17. Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek.
18. Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktır.
19. Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız.