İncil Okuma Planı
Şubat 23


Yasa 13:1-22
1. RAB Musaya, Bütün ilk doğanları bana adayın dedi, İsrailliler arasında insan olsun, hayvan olsun her rahmin ilk ürünü bana aittir.
2.
3. Musa halka, Mısırdan, köle olduğunuz ülkeden çıktığınız bugünü anımsayın dedi, Çünkü RAB güçlü eliyle sizi oradan çıkardı. Mayalı hiçbir şey yenmeyecek.
4. Bugün Aviv ayında buradan ayrılıyorsunuz.
5. RAB sizi Kenan, Hitit, Amor, Hiv ve Yevus topraklarına, atalarınıza vereceğine ant içtiği süt ve bal akan ülkeye götürdüğü zaman bu ay şu törelere uyacaksınız:
6. Yedi gün mayasız ekmek yiyecek, yedinci gün RABbe bayram yapacaksınız.
7. O yedi gün içinde yalnız mayasız ekmek yiyeceksiniz. Aranızda ve ülkenizin hiçbir yerinde mayalı bir şey görülmeyecek.
8. O gün oğullarınıza, Mısırdan çıktığımızda RABbin bizim için yaptıklarından dolayı bunları yapıyoruz diye anlatacaksınız.
9. Bu elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; öyle ki, RABbin yasası hep ağzınızda olsun. Çünkü RAB güçlü eliyle sizi Mısırdan çıkardı.
10. Siz de her yıl belirlenen tarihte bu kuralı uygulamalısınız.
11. RAB size ve atalarınıza ant içerek söz verdiği gibi sizi Kenan topraklarına getirecektir. Orayı size verdiği zaman,
12. ilk doğan erkek çocuklarınızın ve hayvanlarınızın hepsini RABbe adayacaksınız. Çünkü bunlar RABbe aittir.
13. İlk doğan her sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemezseniz, boynunu kırın. Bütün ilk doğan erkek çocuklarınızın bedelini ödemelisiniz.
14. İlerde oğullarınız size, Bunun anlamı ne? diye sorduklarında, RAB bizi güçlü eliyle Mısırdan, köle olduğumuz ülkeden çıkardı diye yanıtlarsınız,
15. Firavun bizi salıvermemekte diretince, RAB Mısırda insanların ve hayvanların bütün ilk doğanlarını öldürdü. İşte bunun için hayvanların ilk doğan erkek yavrularını RABbe kurban ediyoruz. İlk doğan erkek çocuklarımızın bedelini ise bir hayvanla ödüyoruz.
16. Bu uygulama elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; RABbin bizi Mısırdan güçlü eliyle çıkardığını anımsatacak.
17. Firavun İsraillileri salıverdiğinde, Filist yöresi yakın olmasına karşın, Tanrı onları oradan götürmedi. Çünkü, Halk savaşla karşılaşınca, düşüncelerini değiştirip Mısıra geri dönebilir diye düşündü.
18. Halkı çöl yolundan Kızıldenize doğru dolaştırdı. İsrailliler Mısırdan silahlı çıkmışlardı.
19. Musa Yusufun kemiklerini yanına almıştı. Çünkü Yusuf İsrailin oğullarına, Tanrı kesinlikle size yardım edecek, kemiklerimi buradan götüreceksiniz diye sıkı sıkı ant içirmişti.
20. Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.
21. Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu.
22. Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.

Yasa 14:1-31
1. RAB Musaya, İsraillilere söyle, dönsünler dedi, Pi- Hahirot yakınlarında, Migdol ile deniz arasında, Baal-Sefonun karşısında deniz kıyısında konaklasınlar.
2.
3. Firavun şöyle düşünecek: İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.
4. Firavunu inatçı yapacağım. Onların peşine düşecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim. İsrailliler söyleneni yaptılar.
5. Halkın kaçtığı Mısır Firavununa bildirilince, firavunla görevlileri onlara ilişkin düşüncelerini değiştirdiler: Biz ne yaptık? dediler, İsraillileri salıvermekle kölelerimizi kaybetmiş olduk!
6. Firavun savaş arabasını hazırlattı, ordusunu yanına aldı.
7. Seçme altı yüz savaş arabasının yanısıra, Mısırın bütün savaş arabalarını sorumlu sürücüleriyle birlikte yanına aldı.
8. RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.
9. Mısırlılar firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları, askerleriyle onların ardına düştüler ve deniz kıyısında, Pi-Hahirot yakınlarında, Baal-Sefonun karşısında konaklarken onlara yetiştiler.
10. Firavun yaklaşırken, İsrailliler Mısırlıların arkalarından geldiğini görünce dehşete kapılarak RABbe feryat ettiler.
11. Musaya, Mısırda mezar mı yoktu da bizi çöle ölmeye getirdin? dediler, Bak, Mısırdan çıkarmakla bize ne yaptın!
12. Mısırdayken sana, Bırak bizi, Mısırlılara kulluk edelim demedik mi? Çölde ölmektense Mısırlılara kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu.
13. Musa, Korkmayın! dedi, Yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasıl kurtaracak görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha hiç görmeyeceksiniz.
14. RAB sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter.
15. RAB Musaya, Niçin bana feryat ediyorsun? dedi, İsraillilere söyle, ilerlesinler.
16. Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.
17. Ben Mısırlıları inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım.
18. Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.
19. İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrının meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.
20.
21. Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü,
22. İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu.
23. Mısırlılar artlarından geliyordu. Firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları denizde onları izliyordu.
24. Sabah nöbetinde RAB ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi.
25. Arabalarının tekerleklerini çıkardı; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, İsraillilerden kaçalım! dediler, Çünkü RAB onlar için bizimle savaşıyor. Çamura saplanmasını sağladı anlamına da gelebilir.
26. RAB Musaya, Elini denizin üzerine uzat dedi, Sular Mısırlıların, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.
27. Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken RAB onları denizin ortasında silkip attı.
28. Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsraillilerin peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.
29. Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmişlerdi. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturmuştu.
30. RAB o gün İsraillileri Mısırlıların elinden kurtardı. İsrailliler deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördüler.
31. RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.

Mezmurlar 18:13-19
13. RAB göklerden gürledi, Duyurdu sesini Yüceler Yücesi, Dolu ve alevli korlarla.
14. Savurup oklarını düşmanlarını dağıttı, Şimşek çaktırarak onları şaşkına çevirdi.
15. Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı, ya RAB, Senin azarlamandan, Burnundan çıkan güçlü soluktan.
16. RAB yukarıdan elini uzatıp tuttu, Çıkardı beni derin sulardan.
17. Beni zorlu düşmanımdan, Benden nefret edenlerden kurtardı, Çünkü onlar benden güçlüydü.
18. Felaket günümde karşıma dikildiler, Ama RAB bana destek oldu.
19. Beni huzura kavuşturdu, Kurtardı, çünkü benden hoşnut kaldı.

Süleyman'ın Özdeyişleri 6:6-11
6. Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.
7. Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,
8. Yazın erzaklarını biriktirirler, Yiyeceklerini toplarlar biçim mevsiminde.
9. Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi? Ne zaman kalkacaksın uykundan?
10. Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım demeye kalmadan,
11. Yokluk bir haydut gibi, Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine.

Matta 21:1-22
1. Yeruşalime yaklaşıp Zeytin Dağının yamacındaki Beytfaci Köyüne geldiklerinde İsa, iki öğrencisini önden gönderdi. Onlara, Karşınızdaki köye gidin dedi, Hemen orada bağlı bir dişi eşek ve yanında bir sıpa bulacaksınız. Onları çözüp bana getirin.
2.
3. Size bir şey diyen olursa, Rabbin bunlara ihtiyacı var, hemen geri gönderecek dersiniz.
4. Bu olay, peygamber aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu:
5. Siyon kızına deyin ki, İşte, alçakgönüllü Kralın, Eşeğe, evet sıpaya, Eşek yavrusuna binmiş Sana geliyor.
6. Öğrenciler gidip İsanın kendilerine buyurduğu gibi yaptılar.
7. Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.
8. Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.
9. Önden giden ve arkadan gelen kalabalıklar şöyle bağırıyorlardı: Davut Oğluna hozana! Rabbin adıyla gelene övgüler olsun, En yücelerde hozana!
10. İsa Yeruşalime girdiği zaman bütün kent, Bu kimdir? diyerek çalkandı.
11. Kalabalıklar, Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır diyordu.
12. İsa, tapınağın avlusuna girerek oradaki bütün alıcı ve satıcıları dışarı kovdu. Para bozanların masalarını, güvercin satanların sehpalarını devirdi.
13. Onlara şöyle dedi: Evime dua evi denecek diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz!
14. İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.
15. Ne var ki, başkâhinlerle din bilginleri, Onun yarattığı harikaları ve tapınakta, Davut Oğluna hozana! diye bağıran çocukları görünce öfkelendiler.
16. İsaya, Bunların ne söylediğini duyuyor musun? diye sordular. Duyuyorum dedi İsa. Siz şu sözü hiç okumadınız mı? Küçük çocukların ve emziktekilerin dudaklarından kendine övgüler döktürdün.
17. İsa onları bırakıp kentten çıktı. Beytanyaya dönüp geceyi orada geçirdi.
18. İsa sabah erkenden kente dönerken acıkmıştı.
19. Yol kenarında gördüğü bir incir ağacına yaklaştı. Ağaçta yapraktan başka bir şey bulamayınca ağaca, Artık sonsuza dek sende meyve yetişmesin! dedi. İncir ağacı o anda kurudu.
20. Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu? diye sordular.
21. İsa onlara şu karşılığı verdi: Size doğrusunu söyleyeyim, eğer imanınız olur da kuşku duymazsanız, yalnız incir ağacına olanı yapmakla kalmazsınız; şu dağa, Kalk, denize atıl derseniz, dediğiniz olacaktır.
22. İmanla dua ederseniz, dilediğiniz her şeyi alırsınız.